Erkekler Eşlerinden Neden Soğur?

Erkekler Eşlerinden Neden Soğur?

Bir erkek eşinden neden soğur ve bir erkek eşinden neden uzak durur soruları millattan önce de soruluyordur muhtemelen. Teknoloji gelişti, her şey değişti; ama hala sorulmaya devam ediliyor: erkekler eşlerinden neden soğur? Biz de bu akıl karıştıran, 100 puanlık uzmanlık sorusunun yanıtlarını sizlere verelim istedik. Pek çok kadın okurumuz, eşinin kendisinden soğuduğunu, uzak durduğunu ve telefonunu karıştırdığında başka kadınlarla yazışmalarını gördüğünü anlatıyor. Bazı kadınlar ise her erkeğin isteyebileceği kadar bakımlı olduklarından; ama eşlerinin kendilerinden uzak durduğundan söz ediyor. Buna yanıt olarak erkek okurlarımızın da, sorunun sadece bakım ile ilgili olmadığı yönünde görüşleri bulunuyor. Peki sorun sadece bakımda değilse nerde? Sizlere ilerleyen bölümlerde bunun yanıtlarını detaylı şekilde vermeye çalışacağız.

Erkekler Eşlerinden Neden Soğur?

■ Bir erkek eşinden neden uzak durur sorusunun yanıtlarından ilki dedikodu. Eşlerinizle dedikodu yapmayın. Onlara başkaları hakkında duymuş ya da görmüş olduklarınızdan söz etmeyin. Çünkü siz bunu yaptığınızda, eşiniz sizin yanınızda kendisini rahat hissetmiyor. Ve günün 24 saatini yanında geçirebileceği insan ile kendini rahat hissetmemek, sadece erkekler için değil, kadınlar için de kötü bir durum. Sadece rahatlık da değil. Siz sürekli olarak eşinizle başkaları hakkında konuştuğunuzda, eşiniz bu durumu gereksiz buluyor. Haksız da sayılmaz. Adamın maç izlemesine, gazete okumasına, kahveye gitmesine engel olan biz kadınlar, onu yanımızda, başkaları hakkında konuşmak için istiyor olamayız değil mi? Kısacası, eşinizle yapmak istediğiniz dedikoduları yapabileceğiniz başka bir dedikodu arkadaşı edinin. Kadınların çok dedikoducu olduğu söylenir. Ancak erkeklerin dedikoduları çok daha tehlikelidir; cinayetlere kadar varan sonuçları olabilir. Ama siz yine de kendinize eşinizden farklı bir dedikodu arkadaşı seçin.

■ Bir erkek eşinden neden soğur sorusunun yanıtlarından bir diğeri de paraya düşkünlük. Aslında maddiyata olan düşkünlük, sadece eşinizin sizden soğumasına değil, bunun yanında yuvanızın yıkılmasına dahi neden olabilir. Mahkeme salonlarında boşanma davalarının gerekçelerine baktığınızda, şiddetli geçimsizliğin karşınıza en çok çıkan sebep olduğunu görürsünüz. Şiddetli geçimsizlik genellikle maddiyat kaynaklıdır. Nikah masasında evet deyip de imza atarken etmiş olduğunuz, hastalıkta – sağlıkta, yoklukta – varlıkta yemini hükmünü, maddiyat yüzünden yıkmış olduğunuz evliliğiniz sonrasında kaybeder. Eşinin parasının hesabını soran kadınlar, kendi lüksüne ve evinin lüksüne değer verirken, eşinin, ailesine harcama yapmasından rahatsız olanlar… Eşiniz sizden bu nedenle soğuyabilir, unutmayın. Bu nedenle sürekli paradan söz etmeyin. Bir erkek zaten, yeteri kadar sorumluluk bilincinde ise evin geçiminin kendisinde olduğunu bilir ve ona göre hareket etmesi gerektiğinin farkındadır.

■ Erkekler eşlerinden neden soğur sorusunun başka bir yanıtı da kıskançlık. Ne demiş atalarımız: Her şeyin azı karar; çoğu zarar. Bu nedenle kıskançlığınızı abartıp hastalık derecesinde yaşamamalısınız. Seven insan tabi ki kıskanır. Kıskanmazsanız bir sorun var demektir. Örneğin, eşiniz bir kadına bakıyorsa, hatta onun içine düşecekmiş gibi bakıyorsa ve siz bu duruma ses çıkartmıyorsanız, sorun eşinizden önce sizdedir. Onun hormonları güçlü malum; ya sizin? Ancak sürekli söz konusu ettiğiniz bir kıskançlığınız varsa bu hem sizin için hastalık işaretidir; hem de eşinizin sadece sizden değil, evinden uzaklaşmasının sebebidir. Bu nedenle abartmayın. Her insan kıskanılmak ister. Kıskanılacak bir durumu yoksa bile onu kıskandığınızı belli edebilirsiniz. Bu onun hoşuna gider. Ama ilaç gibi, kıskançlığın da dozunu iyi ayarlamalısınız.

■ Tüm sorumluluğu eşinize vermeyin. Ortak yapmanız gereken şeylerin sorumluluğunu üzerinize alın. Aksi halde eşiniz sizin bakıcınız gibi ya da sahibiniz gibi hissedecektir kendini ve bu gibi bir durum karşısında onun eşi olmaktan çok ona bir yük gibi olursunuz. Dolayısı ile sizden soğur. Eşinizi dinlemek demek, her dediğine koşulsuz şartsız boyun eğmek anlamında değildir. Eş demek, hayat arkadaşı demektir. Birlikte bir hayatı sürdürebilmek demektir. Eşinizin, kendi hayatı ile birlikte sizin hayatınızı da yönetmesine izin verirseniz, evliliğinizin uzun sürmesini beklememelisiniz. Sonrasında eşinizin sizi neden aldattığını da düşünmemelisiniz. Bir kadında istediklerini sizden başka birinde rahatlıkla bulur ve bir gün o kadın gelip eşinizi elinizden çekip alır. O zaman, ne istediyse yaptım dememelisiniz. Çünkü ne istediyse yapmanız zaten büyük hatadır.

■ Çok konuşan kadınlar, tıpkı yaşlı amca ya da teyzeler gibi uzak durulan, sevilmeyen insanlardır. Bu nedenle eşinize sürekli dırdır yapmayın. Sürekli eleştirmeyin. Bunu yapıyorsanız emin olun ki eşiniz an gelecek, size bir kelime söylemeye ya da soru sormaya korkacaktır. Düğmenize bir kere bastığında; bir daha susmayacağınızdan korkar. Neden her konuştuğunuzu dinletmek varken, anlattıklarınız eşinize masal gibi gelsin ve sizi kaale almasın? Bu nedenle çok konuşmayın, boş konuşmayın, dırdır etmeyin.

■ Eşinize sürekli dertlerinizden sorunlarınızdan söz etmeyin. Hele ki sakın ola, sürekli hastalanmayın. Çünkü bir erkek, eşinin sorunlarını çözmesi gerektiği kişi olarak görür kendini. Ve siz sürekli sorunlarınızdan söz ettikçe, o kendini pasif hisseder. Bu nedenle, onunla dertleşin; ama bu durumu abartmayın. Erkekler karşılarında, sadece bakımlı değil, aynı zamanda mutlu kadınlar görmek isterler. Bu isteği de onlara çok görmeyin. Yoksa sizi mutlu edemediklerini düşünür ve mutlu edebilecekleri başka limanlara sığınırlar.

■ Sizin ilginizi çeken konular erkeklerin hoşuna girmeyebilir. Kuaförünüzün size ne dediği ya da arkadaşınızın ne giydiği eşinizi pek ilgilendirmez. Bu nedenle, konuşacağınız konuları iyi seçin. Var sayın ki eşiniz balık avlamaya gitti ve size ondan söz ediyor. Ne kadar dinleyebilirsiniz? Bu nedenle kendi elinizle, kendi dilinizle onu kendinizden uzaklaştırmayın.

■ Erkekler eşlerinden neden soğur sorusunun son yanıtı da bekletmek. Onları bekletmeyin. Bir yere gidecekseniz hazırlanmaya son anda değil, zamanı ayarlayıp, gerekiyorsa bir saat önce başlayın. Ama zamanında mutlaka hazır olun.

Yorum Yapmak İstermisin?

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.