Efsane Aşklar Ve Ünlü Aşk Hikayeleri

Efsane Aşklar Ve Ünlü Aşk Hikayeleri

Efsane aşklar hakkında bilgi sahibi olmak ister misiniz? Eğer Google‘de bu aramayı yaptı ve kendinizi makalemizde bulduysanız, ünlü aşk hikayelerini öğrenmek istediğiniz sonucuna varabiliriz. Biz de bu nedenle sizlere, bilmek istediğiniz, eski zamandan günümüze efsaneleşerek gelmiş aşk hikayelerinden söz edeceğiz.
İlerleyen bölümlerde sizlere söz edeceğimiz aşk hikayeleri aslında o kadar biliniyor ki, yarışmalarda, yarışmacılara dahi hangi aşığın sevgilisine neden kavuşamadığı ile ilgili sorular soruluyor. Tabi bir de bu işin, yarışmaya katılmadan önce yapılan araştırması var… O halde hemen anlatmaya başlayalım…

Efsane Aşklar Kleopatra Ve Antonius

Efsane aşklar ve onların yaşamış oldukları efsane hikayelerden söz ederken ilk olarak  Kleopatra Ve Antonius aşkından başlamak istedi. Antonius’un, Mark Antony olduğunu belirterek, ünlü aşk hikayelerinden söz edelim…
Efsane Aşklar

Kleopatra Ve Antonius hikayesi şu şekildedir: Mark Antony evlidir. Eşinin adı Octavia’dır. Ancak Mark Antony, Kleopatra’ya aşık olmuştur. Ve Kleopatra için Octavia’dan ayrılır. Milattan Önce 31’de yaşanan bu olay, Mısır ve Roma arasında bir savaşın başlamasına neden olmuştur.

Çünkü, Octavia’nın erkek kardaşi Octavian, Mısır’a bir Roma ordusu göndererek Kleopatra Ve Antonius’un yok edilmesini istemiştir. Bu durum üzerine ayrılmak istemeyen Kleopatra Ve Antonius kurtuluşu intihar etmekte bulmuşlardır.

Ünlü Aşk Hikayeleri Napolyon Ve Josephine

Ünlü aşk hikayeleri arasında yer alan ve efsaneleşen bir diğer hikaye de Napolyon ve Josephine arasında geçen aşk olarak bilinmektedir.  1800’lü yıllarda Fransa’da yaşanmıştır. Napolyon ve Josephine aşkında Josephine’yi gören Napolyon, Josephine’ye aşık olmuş fakat aşkını itiraf etmesi seneler sürmüştür.
Ünlü Aşk Hikayeleri

Sonrasında ise Napolyon ve Josephine bir araya gelmiş fakat birliktelikleri, dram ve ihanetlerle dolu bir sürece sahne olmuştur. Son olarak Josephine’nin Napolyon için bir varis doğuramaması üzerine Napolyon Josephine’yi terk etmiştir. Napolyon ve Josephine aşkının bu şekilde son bulması Josephine’nin kalbinin kırılmasına ve hastalanarak ölmesine neden olmuştur. Napolyon ise Josephine’yi ömrü boyunca unutmamıştır.

Evita Ve Juan Peron

1940’lı yıllarda Argentina’da yaşanan Evita Ve Juan Peron aşkı, efsane aşklar arasında yer alıp; ünlü aşk hikayelerinden olmayı başarmıştır. Gerek Evita ve gerekse de Juan, politik bakımdan çok güçlülerdi. Ancak Evita fakirdi.

Fakirlikten kurtulmak için de Juan’ı baştan çıkartma yolunu seçmişti. Ancak kendisi de Juan’a aşık olmaktan kendisini alıkoyamamıştı. Birlikteliklerinde Evita Ve Juan Peron, politik güçlerini birleştirerek Argentina’nın faaliyetlerinin akışını değiştirmiş ve halk tarafından da çok sevilen bir çift olmuşlardı.
Başarılı bir faaliyetin gerçekleştirilmesinden sonra ise Evita kanser hastalığına yakalanarak trajik bir şekilde öldü…

Prens Edward ve Wallis Simpson

Efsane aşklardan bir tanesi de ünlü aşk hikayeleri arasında yer alan Prens Edward ve Wallis Simpson aşkıdır. Prens Edward ve Wallis Simpson aşkı 1900’lü yıllarda İngiltere’de yaşanmıştır. Wallis Simpson çok çekici bir kadın olmasına karşın evli idi. Edward ise Wallis Simpson’a aşık olmuştu.

Bu aşk sonucunda Prens Edward tarafından İngiltere monarşisi için önemli değişikliklerin meydana gelmesine neden olmuştur. Wallis Simpson Amerika’lı olması nedeniyle İngiltere kraliçesi olamamasına karşın, 1934 senesinde yine de kocasından ayrıldı.
Ve Prens Edward ile oldukça romantik; aynı zamanda da vahşi bir aşk yaşamaya başladı. 1936 senesinde Prenslikten Krallıpa terfi eden Edward ise Wallis Simpson ile evlenebilmek adına, kısa bir süre sonra kral tacını geri iade etti…

Gördüğünüz gibi efsane aşklar, sadece kahramanlarının değil; ülkelerinin dahi kaderini değiştiren, yaşanmış aşklardır. Karakterlerin bazılarını da zaten yakından tanıyoruz. Peki bunları bir kenara bırakıp da hayatında sadece sevebileceği bir insan istemesine rağmen yalnız olanlara ne demeliyiz?

Onlar muhtemelen eski sevgili ile yeniden bir araya gelmek düşüncesine dahi olumlu bakan kişilerdir. Ancak hayat bu ya, hiç birimiz istediğimiz her şeyi kelimenin tam anlamı ile yaşayamıyor; hayatımızda genellikle istediğimiz pek çok şeyden fedakarlık etmek durumunda kalıyoruz.
Ancak bir de şöyle bir durum var: eski sevgiliye geri dönülür mü? Kim bilir, hayat belki de bizim için en doğrusunu en doğru zamanda karşımıza çıkartmak için bizi bekletiyor. Ama bunun farkına dahi varmayan ya da varmak istemeyen biz şartları zorluyoruz. Ve en garip yanı da öyle yapılması gerektiğini düşünüyoruz.

Çünkü biliyoruz ki eğer biz evlenmek istiyorsak, hayat karşımıza evleneceğimiz insanı çıkartıp, onu bize gümüş kaseler içerisinde sunmuyor. Yani çaba sarf etmemiz gerekiyor; kadın da olsak, erkek de olsak bunu hep aklımızda tutuyoruz.

Şunu unutmayın:içinde yaşadığımız hayat, biz ondan ne kadar keyif alıyorsak o kadar güzel. Bununla birlikte, kimse bizim yaşadığımız hayatı yaşamadı ki biz onlar gibi olalım. Her insanın bir eşinin olduğu herkes tarafından biliniyor. Ancak bu bilgi dahi onunla aynı şeylerin yaşanmasını gerekli kılmıyor.

Kimse gibi olamayacağımızı bir kenara bırakırsak, hayatta kimseyi memnun etmek zorunda olmadığımızı da aklımızın bir köşesinde tutabiliriz. Neden mi? Hemen açıklamasını yapalım…

Erkekler Nasıl Kadınları Sever?

Pek çok kadının en merak ettiği sorular arasında yer almaktadır: erkekler nasıl kadınları sever sorusu… Ancak aslında bu sorunun yanıtları da çok umurunuzda olmamalı. Neden biliyor musunuz? Çünkü erkekler nasıl kadınları severlerse sevsinler, siz hayatınız boyunca hep kendiniz olmalısınız.
Erkekler Nasıl Kadınları Sever

Bunu yapmaya ilk olarak kendinizi sevmekle başlayabilirsiniz. Aksi halde bir insana kendinizi beğendirmeye çalışırken, kendinizi hiç olmadığınız bir kimliğe büründürebilirsiniz. Sonrasında ise bu kimlikten muhtemelen vazgeçemezsiniz. Onu mutlu ederken sizin mutsuz olduğunuz bir ilişki de çok uzun ömürlü olmayacaktır.

Hele ki bir efsane aşk bekliyorsanız bunun hiç olmayacağını aklınızdan çıkartmayın. Ancak yine de erkeklerin nasıl kadınlardan hoşlandıklarına kısaca şöyle bir bakalım: Ama erkeklerin güçlü kadınları çok sevmediklerini ilk olarak belirtelim.
Peki ne yapacaksınız? Eğer güçlü bir karakteriniz var ise sadece ona iyi görünmek için kendinizden ödün mü vereceksiniz? Hayır, güçlü bir kadın iseniz bunu zaten yapmazsınız. Sizin kısmetiniz bir yerde sizi bekliyordur ve değerinizi bilecek o adamın elbet karşınıza çıkacağını bilir,onu beklersiniz.

Erkekler, yalan söyleyen kadınlardan kesinlikle hoşlanmıyorlar. Her ne olacaksa olsun, kendilerine yalan söyleyen kadınları sevmiyorlar. Bununla birlikte, gerek giyim, gerek saç ve gerekse makyajında kendini tekrarlayan kadınlara da ilgi duymuyorlar. Dolayısı ile farklı olmalısınız.
Ancak bunu yaparken çok para harcamamalısınız da… Çünkü erkekler parayı seven ve parasız yapamayan kadınları da sevmiyorlar. Yani kendinizi, kendinize yakışanı bilerek yenilemeli ve bu noktada olabildiğince yaratıcı olmalısınız.

Bir erkeğe kendinizle ilgili çok fazla bilgi vermek de onu sıkıyor, unutmayın. Belki siz bunu, size güvenmesi adına yapıyorsunuz. Ancak her şeyi anlatırsanız, bir zaman sonra konuşacak şeyiniz kalmayacak ve birlikte zaman geçirmek ikiniz için de sıkıcı olmaya başlayacaktır.
Tüm bunlara dikkat ederseniz efsane aşklar sizi de bulabilir. Belki aşkınız bir ülkenin kaderini değiştirmez; ama önemli olan sizin mutlu olmanız değil mi zaten? O halde olabildiğince dışa dönük olmaya ve kendinize güvenmeye odaklanın. Zaten erkeklerin sevdiği kadın tipleri arasında kendine güvenen kadınlar ilk sırada yeralıyor…

Yorum Yapmak İstermisin?

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.