Rozasea Tedavisi

Rozasea Tedavisi

Rozasea‘nın yaygın bilinen adı Gül Hastalığıdır ve genellikle yüz bölgesinde sirayet etmesi dolayısı ile estetik problemlere neden olur. Rozasea tedavisi ve Gül Hastalığı tedavisi için sitemize gelen ve Rozasea nasıl geçer sorusuna yanıt arayan pek çok kişi, önemli konumlarda çalışması ve sürekli halkla iletişim halinde olması dolayısı ile insanların bakışlarından rahatsız olduğunu dile getirmektedir. Elbette alınabilecek önlemler Rozasea tedavisi için önemlidir; örneğin soğuktan korunmak, stresten uzak durmak, güneşin ve hava kirliliğinin etkilerinden az etkilenmek için gerekli önlemleri almak…gül hastalığı tedavisine destektir. Ancak yine de Rozasea nasıl geçer dediğiniz noktada dikkat etmeniz gereken bazı detaylar da vardır ki sizlere bu rahatsız edici hastalık hakkında bilgi verirken, onlardan da söz etmeye çalışacağız.

Rozasea’nın karakterize olduğu ve kendini belli ettiği bazı belirtiler var ki bunlar, sivilcelerin belirgin hale gelmiş görünümü, damarların belirginleşmesi, kızarma, yanma ve batma hissi… olarak göze çarpabiliyor. Elbette Rozasea nedenlerinden de söz etmemiz gerekiyor ki onları da, damarlardaki aşırı reaksiyon, bir cilt paraziti enfeksiyonu, maytlar, tansiyon ve mide rahatsızlıkları… olarak özetleyebiliriz. Tüm bu nedenlere ek olarak, hastalığın şiddetinde artışa neden olan durumlar arasında, güneşin zararlı ışınları, havaların aşırı soğuması, strese maruz kalmış bir ruh hali, hava kirliliği… gibi unsurlar da yer alıyor. Yani Gül Hastalığı gibi bir sorununuz varsa, hastalık her ne kadar ömür boyu dikkat gerektirse de; etkisinin az olması için kendinizi bu unsurlara karşı korumanız gerekiyor.

Zaman zaman belirtileri azalan, hatta kaybolan Rozasea’nın ne yazık ki ömür boyu geçmesi gibi bir durum söz konusu değil. Hatta bazı kişilerin daha dikkatli olması gerekebiliyor; çünkü belirtiler zaman içerisinde daha fazla artış gösterebiliyor. Genellikle yaşı 30 – 60 arası açık tenli kadınlarda göze çarpan Gül Hastalığının görülme oranı ortalama %3; ancak bazı ülkelerde bu oran %20’ye kadar da çıkabiliyor. Söz konusu Gül Hastalığı belirtilerinin artış gösterdiği zamanlarda bir dermaloloji uzmanına başvurmak gerekiyor. Hatta bu konuda başarılı çalışmaları olan bazı uzmanların varlığı da söz konusu ki onlarla iletişime geçmeniz, hastalığa daha az maruz kalmanız adına çok daha büyük katkı sağlayabilir.

Gül hastalığının yaygın olarak görüldüğü kişilere bakıldığında, bu kişilerin bazı ortak özelliklere sahip olduğu görülüyor: Güneşin altında çalışmak durumunda kalanlar, çay ya da kahvesini çok sıcak içenler, çikolata, acı ve baharat tüketimini çok fazla gerçekleştirenler, Rozasea’ya, diğer kişilerden daha fazla maruz kalıyor. Bunlara ek olarak, her insanın, kendi vücudunu bir başkasından daha iyi tanıdığını unutmamak gerekiyor. Yediğiniz – içtiğinizi, yaşam şartları değişikliklerinizi… takip ederek, sizde Rozasea’nın etkilerini neyin arttırdığını doktorunuza anlatırsanız, Gül Hastalığı tedavisinde ona, sizin için yazacağı reçeteler ve gerçekleştireceği uygulamalar konusunda daha çok yardımcı olursunuz ve alacağınız sonuçlar da daha etkin olur.

Gül Hastalığı Tedavisi

Zaman zaman ortaya çıkan ve belirli evreleri bulunan Rozasea tedavisi kişiden kişiye değişiklik gösterebiliyor. Genel olarak rozasea nasıl geçer sorusuna medikal ve lazer teknolojisi kullanılarak yapılan uygulamalar yanıt oluyor. Ancak hastalığın şiddetine bağlı olarak antibiyotik kullanımı ve uygun krem ve jeller de reçete edilebiliyor. Bu arada hastaların da dikkat etmesi gereken bazı şeyler bulunuyor ki onlar arasında, içeriğinde alkol bulunan tonikler ve tahriş edici ürünlerden uzak durmak ilk sırada yer alıyor. Topikal kortizonlu krem kullanmamak gerekiyor.

Rozasea tedavisinde, kılcal damarların yoğun olarak belirginleştiği dönemlerde Goldtoning Lazer, Pulsedye Lazer, NDYAG Damar Lazeri, IPL… gibi uygulamalardan, doktorunuz tarafından belirlenen ve sizin durumunuza uygun olanın ayda bir sefer ve toplamda üç seans olarak uygulanması, etkin sonuç elde edebilmek adına yarar sağlıyor.

Gül Hastalığı tedavisinde aynı zamanda Mezoterapi yönteminden de yararlanılabiliyor. Bu sayede yüze nem takviyesi yapılıyor ve damar duvarları kuvvetlendirilerek kılcal damar çatlamalarının da önüne geçilmiş oluyor. Tabi bir de, hastalar olarak sizlerin dikkat etmesi gereken bazı önemli detaylar bulunuyor. Bu hususları örneklendirmek istersek:

■ Yiyecek ve içeceklerinizin çok sıcak olmasından kaçının.
■ Kafein ve alkol tüketimi gerçekleştirmeyin ya da olabildiğince azaltın; çünkü Rozasea’yı tetikleyen özelliğe sahiptirler.
■ Güneşin UVA ve UVB ışınlarına karşı etkili, en az 30 koruma faktörlü güneş kremleri kullanın.
■ Rozasea tedavisi için etkili lazer uygulamalarını düzenli aralıklarla doktorunuzun kontrolünde yaptırın.
■ Cildinizi düzenli olarak nemlendirin.

Yorum Yapmak İstermisin?

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.