Karnesi Kötü Olan Çocuğa Nasıl Davranmalı?

Çocukların karne almasına artık sayılı günler kaldı, ve önümüzde, ortalama üç aylık bir yaz tatili var. Bu dönemde, bir kaç gün sonra alınacak olan karnelerin kimisi iyi, kimisi de kötü olacak… Kötü karne, sadece ilk; ya da orta öğretim çağındaki çocuklarda değil, yüksek öğretim öğrencilerinde de görülmektedir. Bu nedenle, karnesi kötü olan çocuğa nasıl davranmalı, ve karnesi kötü gelen çocuğa nasıl davranmalı sorularının yanıtlarının ebeveynler tarafından iyi bilinmesi gerekmektedir.

Her şeyin öncesinde şunu unutmamalısınız: Çocuğunuzun matematikten zayıf not alması, onun hayatının karardığı anlamını taşımaz. Zaten hayatını devam ettirme şekline göre çocuk, ilerleyen dönemlerde, o matematiğe hiç gerek duymayabilir de. Bu nedenle, onun hayatını karartıp, yaz tatilini zehir etmemeli, hatayı biraz kendinizde aramalısınız belki de… Çalışıyor olabilirsiniz; ve onun dersleri ile ilgilenmeye yeteri kadar vakit ayıramıyorsunuzdur. Belki çocuğunuzda eksik bir şey var, ve siz bunu göremiyorsunuzdur.

Bilginiz dahilinde olsun, ya da olmasın, hastane bahçelerinde, kendini balkondan atan 13 yaşındaki çocukların aileleri feryat figan ediyor… Bu çocuklar aşk acısı çekiyor olmasalar gerek, öyle değil mi? İşte bu nedenlerden dolayı, ailelerin çocuklar üzerindeki etkileri çok önemli. Çocuğunuzun sizden uzaklaşmasını, hayatına son vermek istemesini, evinden başka yerlerde kendisini daha rahat hissetmesini… istemezsiniz, öyle değil mi? O halde, karnesi kötü olan çocuğa nasıl davranmalı, karnesi kötü gelen çocuğa nasıl davranmalı… şeklindeki soruların yanıtlarını bilmeli, ve kendinizi, iyi karnede olduğu gibi kötü karneye de hazırlamalısınız…

Karnesi Kötü Gelen Çocuğa Nasıl Davranmalı?
Karnesi Kötü Olan Çocuğa Nasıl Davranmalı?

Biraz önce de belirttiğimiz gibi: şapkanızı çıkartıp önünüze koyun. Kaç sefer oturup, çocuğunuzla birlikte ders çalıştınız? Kaç sefer ders çalışmasanız bile, o çalışırken yanında oturdunuz? Okul ile alakalı sorununun olup olmadığını kaç kere sorup, kaç kere öğretmenleri ile de çocuğunuzun hakkında konuşmak, ters giden bir şeyler olup olmadığını öğrenmek için okula gittiniz? Sizin çocuğunuz henüz küçük; adı üstünde, çocuk. Sorumluluk bilinci henüz gelişmemiş olabilir. Kaç sefer ona neyi anlattınız ki kötü karnede ona neyin cezasını vereceksiniz? Tek ayağınızın üzerinde dakikalarca durmanızı söyleyen öğretmenleriniz size ne kazandırmıştı siz çocukken? Peki şimdi içinizden geleni söyleyin: Eğitim, çocuğun cezalandırılması ile başarıya ulaşacak bir süreç midir?

Eğer çocuk, 4. ya da 8. sınıfta ise; yani, eğitiminde bir yön belirlenmesi gerekiyorsa, bunu kesinlikle siz yapmayın; hatta öğretmenlere de yaptırmayın. Çocuğun kötü karne almaması, ilgi alanına yönelik bir alan seçmesi ile yakın ilişkilidir. Henüz kişiliık olarak da gelişmemiş olan çocuğunuzu bu dönemde bir psikoloğa götürün. Bırakın psikolog onun neye yeteneği olduğunu belirlesin; ve çocuğun bölüm seçmesine o yardımcı olsun. Sonra siz de bu seçime destek olun. Unutmayın, bu seçim sizin hayallerinizden farklı olabilir. Siz onun doktor olmasını isterken, onun yeteneği güzel sanatlarda yoğunluk kazanmış olabilir… Sakın kendi hayalleriniz için çocuğunuzun geleceğini yönlendirmeyin. İşsizlik genel olarak, insanların istemedikleri bölümlerde boşa zaman kaybetmelerinden kaynaklanıyor. Bu çocuk ilerde aile kurup, geçinmek zorunda kalacak. Sakın onun hayatını kendi hayalleriniz için karartmayın.

Her çocuk ders çalışmayı sevmez. O ders çalışmayı sevmiyor diye başı boş da bırakamazsınız. O halde, ona ders çalışmayı sizin sevdirmeniz gerekiyor demektir. O ders çalışırken, aralarda ona meyveler; ya da sevdiği yiyeceklerden oluşan bir tabak hazırlayarak götürebilir, hafta sonu için planlar yapabilirsiniz. Güzel geçen bir yaz tatilinin sonrası için hedefler koyabilirsiniz. Ama onu bu süreçte yalnız bırakmamanız gerektiğini unutmamalısınız. Ve başarılı olmayan çocuğunuza, çok uzun saatler sürmeyecek, onu sıkmayacak şekilde takviye dersler aldırabilir, onu kurslara gönderebilirsiniz. Ama yaz tatilinde özellikle, çocuğa keyifli zaman geçirtmeniz gerektiğini unutmamalısınız. O, sürekli ders çalışabilecek bir robot değil, onun da oyun oynamak, gezmek, denize girmek gibi pek çok ihtiyacı var… Kesinlikle bunları göz ardı etmemelisiniz.

Çocuğun okul başarısızlığının nedeni belki de sınav stresidir. Bu problemi çözebilmek, ya da başarısız olmasına neden olan şeyleri öğrenebilmek için onu psikoloğa götürebilir, bununla birlikte, aslında onun istediği zaman başarılı olabileceğini, sizin ona her zaman güvendiğinizi belirtmeli, ve özgüveninin sarsılmasını önlemelisiniz.

Bilgisayar, ve akıllı telefon kullanımı çocukların okul ile ilgilendikleri zamanın azalmasına neden olduğundan dolayı, aileler tarafından, katı şekilde olmamak kaydı ile sınırlandırılmalıdır. Bu cihazların çocuklarda bağımlılık yaptığı unutulmamalı, sadece ebeveynlerin rahat etmesi adına, çocuğu susturmak için bu cihazlar onun eline sınırsızca verilmemelidir.

Elbette çocuğunuz kötü karne getirmemeliydi, ama siz de bunu ona karşı bir silah olarak kullanmamalı, onu her zaman sevdiğinizi; ve ona değer verdiğinizi hissettirmelisiniz. Aile, okul, çocuk işbirliği ile kötü karne düzeltilebilir, ama özgüven eksikliği, tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır. Çocuğunuzu kendi elinizle hasta etmeyin…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.


Yandex.Metrica Gizlilik Politikası