Rüyada Gazete Okumak

Rüyada gazete görmek ya da rüyada gazete okumak, pek çoğumuzun sık karşılaştığı rüya yorumları arasında yer almaz. Dolayısı ile diğer rüyalar kadar kolay yorumlayamayabiliriz. Örneğin: rüyada ölen birini görmek: ölüden diri haber şeklinde, en basit hali ile yorumlanabilir. Ya da bir kişi rüyasında kendisinin öldüğünü görürse ömrünün uzadığı söylenir. Ama rüyada gazete görmek ya da rüyada gazete okumak ile ilgili rüya yorumlarını çoğumuz bilmiyoruz. İşte bu noktada sizlere ilerleyen bölümlerde, rüyada gazete görmek ve rüyada gazete okumak ile ilgili rüya yorumlarını aktaracağız.

Rüyada Gazete Okumak

Rüyada gazete görmek ile ilgili rüya yorumlarını basitçe ele aldığımızda, bir olayın üzerinden zaman geçmesinin sonrasında yalan olduğunun bilgisini alabilirsiniz. Çaba sarfettiğiniz ya da olmasını istediğiniz bazı şeyler geçici gayret ve hevesler olabilir. Geçmişin değerlendirmesini tek taraflı yapıyor olabilirsiniz.

Rüyada gazete okumak, yakın zamanda karşılaşıp çok ilgileneceğiniz, umulmadık bir habere işaret eder. Şunu net bir şekilde belirtebiliriz ki: rüyada gazete görmek her zaman iyi, ferahlık verecek, güzel haber olarak yorumlanmaktadır.

Rüyada gazete almak, sizi ve özellikle de geleceğinizi çok ilgilendiren bir gerçeğe işaret etmektedir. Bu aralar iyi davranışlarda bulunmaya, yolsuzluk ve sahtekarlıktan uzak durmaya özen göstermelisiniz. Aksi halde başınızın belaya girme ihtimali olabildiğince yüksektir.

Rüyada gazete okumak, uzak bir tanıdıktan alınacak olan habere işaret eder. Ancak gazetenin daima, alınacak iyi, güzel, ferahlık verecek haber olarak yorumlandığını da biraz önce belirtmiştik. Dolayısı ile uzak bir tanıdığınızın size vereceği güzel haber olarak yorumlayabiliriz.

Rüyada gazete almak; ama okumamak, duyulacak olan kötü söze işaret ederken, rüyada gazete almak ve onunla bir şeyi paketlemek ise sizi ilgilendirmeyen bir haber duyup ona şaşıracağınıza; hatta biraz da üzüleceğinize işaret etmektedir.

Rüya yorumlarına göre rüyada gazete görmek bazen de, alınacak olan haber ile birlikte, ülkede çıkacak olan olaylara işaret etmektedir. Sorumluluklarınızın bilincinde olduğunuzu söyleyebileceğimiz gibi, gündemde yer alacak bir kişi olacağınızı da söyleyebiliriz. Duyarlı bir insan olduğunuzu ve ülkenin siyasi, ekonomik sorunları ile ilgilendiğinizi, kendinizi geliştirmek için kitap okuduğunuzu ve bunlara ek olarak, yeteneklerinizin olduğu konuda ilerleyeceğinizi de belirtmeden geçmeyelim.

Rüyada gazete almak, gelecek ile ilgili planlar yapmaya yorumlanır. Bir aile büyüğünden fikir almak ve hayatınıza ona göre yön vermek de yapılabilecek diğer yorumlar arasında yer alır. Rüyada gazete satmak, helal kazanç elde edeceğinizi göstermektedir. Rüyada gazete parçası görmek, sevdiğiniz bir insana gereksiz, onu kıracak sözler söyleyip, sonra da ondan özür dileyeceğinize işaret eder.

Rüya yorumlarına göre rüyada eski gazete görmek, yaşadığınız bolluk ve bereketin azalacağı ve sizin maddi sorunlar yaşayacağınız anlamına gelmektedir. Rüyada gazete okuyan birini görmek ise alınacak güzel haberlere işaret eder. Rüyada gazete dağıtan birini görmek ise birinin sizin hakkında düşmanca duyguları olduğu, ama sizin onun düşüncelerine saygı duyduğunuza işaret etmektedir.

İlk Yardım Nedir?

İlk yardım nedir, ilk yardımcı kimdir, acil tedavi nedir, 112’yi aradığımızda hangi bilgileri vermeliyiz, 112’yi hangi durumlarda aramalıyız… gibi pek çok sorunun yanıtlarını sizlere ilerleyen bölümlerde aktaracağız. Ehliyet alacak olanlar ya da herhangi bir iş yerinde çalışanlara ilk yardım dersleri veriliyor, ama pek çoğumuzun da ilk yardım nedir, acil tedavi nedir, 112’yi hangi durumlarda aramalıyız, ilk yardımcı kimdir… gibi çok basit soruların yanıtlarından dahi haberi yok. Oysa tüm bu soruların yanıtlarını sadece araba kullananlar; ya da çalışanlar değil, herkes bilmeli. Çünkü insan hayatı çok önemli ve hangimizin başına ne zaman ne geleceğini hiç birimiz bilmiyoruz.

İlk Yardım Nedir?

Kaza gibi, insan hayatını tehlikeye sokan durumlarda, sağlık görevlileri yardıma hazır olana kadar, kişinin hayatını kurtarmak ya da durumunun daha kötüye gitmesini önlemek adına, ilaçsız, ortamda bulunan araç gereçler kullanılarak yapılan müdahaleye ilk yardım adı verilmektedir.

İlk yardımın amaçları:
■ Hasta ya da yaralının hayati tehlikesini ortadan kaldırmak
■ Hasta ya da yaralının yaşamsal faaliyetlerini devam ettirebilmesini sağlamak
■ Hasta ya da yaralının durumunun kötüye gitmesini önlemek
■ Kişinin daha kolay iyileşmesini sağlamak

İlk yardımın temel uygulamaları: Koruma, Bildirme ve Kurtarma’dır. Kısaca KBK olarak belirtilebilir.

Koruma: Kazanın gerçekleştiği yerde, olay sonrasında, sonuçların ağırlaşmasını önlemek adına olay yerini değerlendirmeyi, burada oluşabilecek tehlikeli durumları önlemeyi kapsar.

Bildirme: Olayın, en hızlı şekilde telefon ya da diğer kişileri kullanarak, gerekli yardım kuruluşlarına bildirilmesini kapsar ki Türkiye için Acil Yardım telefon numarası: 112’dir.

Kurtarma: Hasta ya da yaralılara müdahalenin olabildiğince hızlı ama sakin şekilde yapılması sürecini kapsar. Kurtarma sürecinde öncelikli olarak yapılması gerekenleri maddeler halinde sıralamak istersek:
■ Hasta ya da yaralnın durumu belirlenir. Öncelikli müdahalenin ne için yapılacağı belirlenir.
■ Hasta ya da yaralının korku ve endişesi varsa giderilir.
■ Hasta ya da yaralıya müdahale sırasında yardımcı olacak kişiler belirlenir.
■ Hasta ya da yaralının durumunun kötüleşmesi için kişisel olanaklar değerlendirilerek müdahalede bulunulur.
■ Kırık varsa, yerinde müdahale edilir.
■ Hasta ya da yaralının sıcak tutulması sağlanır.
■ Hasta ya da yaralının kendi yarasını görmesine engel olunur.
■ Müdahalelerin, hasta ya da yaralıyı hareket ettirmeden yapılmasına dikkat edilir.
■ Hasta ya da yaralının, en uygun yöntemlerle, en yakın sağlık kuruluşuna ulaşması sağlanır. Ancak hastanın durumu eğer çok ağır değilse ve hayati tehlikesi yoksa, bu süreçte hasta yerinden kıpırdatılmadan, 112’nin gelmesi beklenmelidir.

Acil Tedavi Nedir?

Hasta ya da yaralı kişilere, doktor ve sağlık görevlileri tarafından, acil tedavi ünitelerinde yapılan tıbbi müdahaleye acil tedavi adı verilmektedir.

İlk yardım ve acil tedavi birbirinden farklı şeykerdir. İlk yardımı, konu hakkında eğitim almış olan herkes, olay yerinde, ortamda bulunan araç gereçlerle yapar. Amaç kişinin hayatını kurtarmak ya da durumunun daha kötüye gitmesini önlemektir. Acil tedavi ise tıbbi müdahaledir. Tıbbi araç gereçlerle yapılır. Bu konuda ehliyeti olan kişiler tıbbi müdahale uygulayabilirler.

İlk Yardımcı Kimdir?

İlk yardımı, olay yerinde, tıbbi araç gereç kullanmadan, hasta ya da yaralıya, onun hayatını kurtarmak ya da durumunun daha kötüye gitmesini önlemek adına uygulayan; bu konuda eğitim almış kişilere ilk yardımcı adı verilmektedir.

İlk yardımın gerektiği ortamlarda kişiler genellikle telaşlı ve heyecanlıdır. Bu noktada, ilk yardımcı sakin; ama kararlı bir şekilde sorumluluğu alacak ve olaya gerekli müdahaleyi yapacak kişi olmalıdır. Bu noktada ilk yardımcının sahip olması gereken bazı özellikler bulunmaktadır:
■ İnsan vücudu hakkında gneel bilgilere sahip olmalıdır.
■ Kendi can güvenliğini, müdahale sırasında koruyabilmelidir.
■ İlk yardımcı sakin kalabilmeli, pratik olmalı ve kendine güvenmelidir.
■ Olay yerinde, ortamda bulunan araç gereçleri, hasta ya da yaralının yararına değerlendirebilmelidir.
■ Olayı en hızlı şekilde, 112’yi arayarak, doğru şekilde bildirebilmelidir.
■ Çevrede bulunan kişileri değerlendirerek, onlardan yardım alabilmelidir.
■ İletişim yeteneği iyi olmalıdır.

112’yi Aradığımızda Hangi Bilgileri Vermeliyiz?

■ 112’yi aradığınızda sakin olmalı, eğer sakin değilseniz, sakin bir kişinin 112’yi aramasını sağlamalısınız.
■ 112 merkezinin size soracağı sorulara doğru yanıtlar vermelisiniz.
■ Olay yerinin kesin adresini verirken, oraya yakın, en iyi bilinen cadde ya da yerin adını da vermelisiniz.
■ Gerek olması halinde size ulaşılabilmesi için, adınızı ve telefon numaranızı doğru şekilde vermelisiniz.
■ Hasta ya da yaralının adını vermeli ve olay hakkında bilgi de vermelisiniz.
■ Hasta ve yaralıların sayısı ve durumu hakkında bilgi vermelisiniz.
■ Hasta ya da yaralıya yapılan ilk yardım uygulamaları hakkında bilgi vermelisiniz.
■ 112 merkezde görüştüğünüz kişi sizden gerekli tüm bilgileri aldığını size belirtinceye kadar telefonu kapatmamalısınız.

Hayat Kurtarma Zinciri Nedir?

Dört halkadan oluşan hayat kurtarma zincirinin son iki halkası ilk yardımcının görevi olmayıp, ileri yaşam desteğine aittir. Hayat kurtarma zincirinin söz konusu dört halkasını şu şekilde sıralayabiliriz:
■ 1. Halka: Sağlık kuruluşuna haber vermek (112’yi aramak)
■ 2. Halka: Olay yerinde temel yaşam desteği vermek
■ 3. Halka: Ambulans ekiplerinin müdahalesi
■ 4. Halka: Hastane acil servislerinde yapılan müdahale

İlk Yardımın ABC’si Nedir?

Hastanın bilinci kontrol edilmeli; eğer kapalı ise ilk yardımın ABC’si hızlı bir şekilde değerlendirilmelidir:
■ A) Hava yolu açık mı?
■ B) Solunum var mı? (Bak – Dinle – Hisset)
■ C) Dolaşım sağlıklı mı? (Şah damarından beş saniye nabız alınarak değerlendirme yapılır)

Arı Sütü Nedir?

Arı sütü nedir, arı sütü faydaları nelerdir ve arı sütü nasıl kullanılır sorularının yanıtlarını sizlere ilerleyen bölümlerde aktaracağız. Havaların ciddi anlamda soğuduğu bugünlerde bağışıklık sisteminin daha güçlü hale getirilmesi gerekiyor ki hastalıklardan korunmak kolay olsun. Tam da bu noktada arı sütü, bağışıklık sistemine yapılan ciddi anlamda bir yatırım gibi. Ancak belki de pek çoğumuz hala arı sütü hakkında yeterli bilgiye sahip değiliz; hatta hala arı sütünün tadını bilmiyoruz.

Arı Sütü Nedir?

10 – 15 günlük işçi arıların, sindirimleri sırasında yutak üstü salgı bezlerinden salgılanan ve kraliçe arının beslenmesinde kullanılan beyaz renkli, kremsi kıvamı bulunan koyu bir maddedir. Arı sütü faydaları arasında pek çok hastalığa iyi geldiğinden biraz sonra söz edeceğiz, ama mucizevi etkileri olduğunu da belirtmeden geçmemeliyiz. Çiçeklerde polen bulunan zamanlar ise arı sütünün alındığı zamanlar. Kaliteli bir insan hayatı için beslenmeye dahil edilmesi önem taşıyan arı sütü nasıl kullanılır?

Arı Sütü Nasıl Kullanılır?

Arı sütünü ham bal ile karıştırarak tüketirseniz, arı sütü faydalarından çok daha etkin şekilde yararlanabilirsiniz. Bunun için tercih etmeniz oran ise 1/5’tir. Yani, 500 gram ham balın içerisine 100 gram arı sütü ekleyebilirsiniz. Hazırladığınız bu karışımı ışığa maruz bırakmamalı ve içerisine metal kaşık sokmamalısınız.

Arı Sütü Faydaları

Özellikle içerisinde bulunduğumuz soğuk kış günlerinde arı sütü tüketerek bağışıklık sisteminizi güçlendirebilir, kök hücreleri uyarıcı etkisinden yararlanabilirsiniz. Böylece vücut performansı ve dayanıklılığı artar. Yaşlanma etkileri geciktirilir. Hücre yenileme özelliğinden yararlanılır. Başta kısırlık ve unutkanlık olmak üzere, arı sütü faydaları arasında pek çok hastalığa iyi gelmesinden söz ediliyor. Bu durum ise şu şekilde açıklanıyor: Arı sütü kraliçe arı tarafından tüketilmekte olup, kraliçe arı diğer arılara göre 10 kat daha uzun yaşıyor. Onlardan daha iri. Ve bir kraliçe arı gün içerisinde 2500 kez yumurtlayabiliyor. Buna ek olarak, arı sütünün içeriğinde, henüz keşfedilmemiş %3 oranında madde bulunduğunu da belirtmeden geçmemeliyiz. Bu şu anlama geliyor: Arı sütü faydaları arasında, henüz bilinmeyen şeyler de yer alıyor. Maddeler halinde arı sütü faydalarına bakacak olursak:

■ Hücre yenileme özelliği çok etkindir. Dolayısı ile saç bakımı ve cilt bakımına önemli katkıları vardır.
■ Bağışıklık sistemini kuvvetlendirir. Buna bağlı olarak da vücudu pek çok hastalığa karşı korur. Kanser de arı sütünün vücudu koruduğu hastalıklar arasında yer almaktadır.
■ Sindirim sistemi hastalıkları arasında yer alan ülser, reflü, gastrit gibi sorunların şikayetlerini yatıştırıcı etkisi vardır.
■ Zihin ve beden yorgunluğunu gideren önemli bir enerji kaynağıdır.
■ Kansızlık için çok etkilidir.
■ Unutkanlığı giderip hafızayı güçlendirir ve bunamayı önler.
■ Damar sertliği ve damar tıkanıklığı gibi damar hastalıklarının önlenmesine yardımcı olur.
■ Arı sütü faydaları arasında, gelişme çağındaki çocukların bedensel ve ruhsal sağlıklarını geliştirmek ve bağışıklık sistemlerini güçlendirmek de yer almaktadır.
■ Kemik dokusunun gelişimini güçlendirir.
■ Kan yağları ve kolesterolü düşürür.

Şah Damarı Daralması Nedir?

Şah damarı daralması nedir, şah damarı daralması nedenleri, şah damarı daralması belirtileri nelerdir? Şah damarı daralması tedavisi nasıl yapılır? İlerleyen bölümlerde merak ettiğiniz bu soruların yanıtlarını bulabileceksiniz. Çünkü bizi hayata bağlayan, boynun iki yanında bulunan ve beyne kan akışını sağlayan damarlar olan şah ramarları ciddi anlamda hepimiz için çok önemlidir. Karotis olarak isimlendirilen şah damarı daralması hakkında bilgi sahibi olmalı ve tüm şah damarı sorunlarına karşı da her zaman tetikte bulunmalıyız.

Şah Damarı Daralması Nedir?

Şah damarları boynun iki yanında bulunur ve tıp dilinde Karotis olarak adlandırılır. Beynin beslenmesinde önemli rol oynamaktadır. Söz konusu damarlarda yaşanan daralma ve tıkanıklığa şah damarı daralması adı verilmektedir. Yaşın ilerlemesine bağlı olarak daha sık görülmekle birlikte, beyin fonksiyonlarının yitirilmesine neden olabileceği gibi, geçici ya da kalıcı felçlere de sebep olabilmektedir. Şah damarı daralması nedenleri arasında en sık karşılaşılan sebep damar sertliği olsa da, diğer kalp – damar hastalıkları ile birlikte de sıklıkla görülmektedir.

Şah Damarı Daralması Nedenleri

Biraz önce de belirtmiş olduğumuz gibi, şah damarı daralması sık olarak ilerleyen yaşlarda görülmektedir. Çünkü yaş ilerledikçe damarlar yıpranır ve sertleşir. Söz konusu damar sertliklerinin de beraberinde şah damarı daralmasını getirme ihtimali oldukça yüksektir.

Genetik etkenler de şah damarı daralması nedenleri arasında yer almakta olup, eğer aile içerisinde kalp – damar hastalıkları sık yaşanıyorsa, şah damarı daralmasının da yaşanmasının muhtemel olduğunu belirtebiliriz. Bununla birlikte, diyabet hastalarında da bu sorunla karşılaşma ihtimali yüksektir.

Sigara kullanımı, şah damarı daralması nedenleri arasında yer alan bir diğer unsurdur. Çünkü sigara içen bir kişinin vücuduna Karbondioksit gazları girmektedir. Söz konusu bu gazlar, vücutta dolaşmakta olan temiz kanın kirlenmesine ve dolayısı ile görevlerini tam anlamı ile yapamamasına neden olur. Bu durum beraberinde şah damarı daralmasını getirebilir.

Hipertansiyon da söz konusu şah damarı daralmasına neden olan bir diğer etkendir. Tansiyonun aniden yükselmesi, damarlarda bir takım hasarlara neden olabilir ve istenmeyen sonuçlarla bu gibi durumlarda karşılaşılabilir.

Şah Damarı Daralması Belirtileri

Genellikle şah damarı daralması belirtileri ile karşılaşılmaz ve durum, bir başka hastalığın sonrasında ya da kontroller sırasında yapılan doppler ultrasonografi ile fark edilir. Ancak belirtilerin fark edilmesi de ciddi sorunların ortaya çıkmasından sonra olabilir ki, bu sorunlar arasında geçici ya da kalıcı inmelerden söz edilebilir. Görme fonksiyonunun azalması ya da kaybı, konuşmada yaşanan problemler, kol ve bacaklarda hareket etme güçlükleri… sayılabilir. İnmenin kalıcı ya da geçici olması durumun şiddetine ve beyne kan akışının durduğu bölgeye göre değişkenlik göstermektedir. Hafif şiddetli inmeler geçici olabilir, ama şiddeti ağır olan inmelerde, kalıcı felç; hatta hastanın kaybı dahi söz konusu olabilmektedir.

Şah damarı daralması belirtileri arasında basit şeylerden de söz edilebilir: denge bozukluğu, baş dönmesi, anlama ve konuşmada zorlanma, vücudun belirli bölgelerinde güç kaybı, ani başlayan baş ağrıları, görme kayıpları… söz konusu hafif şiddetli belirtilere örnek olarak verilebilir.

Şah Damarı Daralması Tedavisi

Şah damarı daralmasında tedaviye başlamadan önce tanının tam olarak konması gerekmektedir. Bu noktada hastadaki şikayetlere göre görüntüleme yöntemleri kullanılır. Klasik anjiyografi, renkli doppler ultrasonografi, BT anjiyografisi, MR anjiyografisi… söz konusu şah damarı daralmasının tanısını koyabilmek için kullanılan görüntüleme yöntemleridir. Tanının konulmasının sonrasında ise iki farklı tedavi yöntemi bulunmaktadır. Bunlardan biri açık ameliyat; diğeri de kapalı ameliyattır.

Açık ameliyat, genel anestezi ile yapılabileceği gibi, spinal ya da lokal anestezi ile de yapılabilmektedir. Şah damarı daralmasına neden olan plak, bu operasyon ile çıkarılır. Sonrasında hastanın hastanede kalma süreci ortalama 2 – 3 gün kadardır. Kapalı ameliyat ise yüksek teknoloji ile yapılan anjiyografi yöntemidir. Kasıktan, kateter adı verilen ince hortumlarla, daralmış olan damarlara ulaşılan bu yöntemde, stent takılarak şah damarı daralmasının tedavisi yapılmış olur. Ancak işinin uzmanı doktorlar tarafından yapılıyor olması çok önemlidir. Uygulamadan sonra beyne pıhtı atmasının önlenmesi için, damarın içerisine şemsiye şeklinde koruyucu bir alet konulur, ancak bu geçicidir. Açık ameliyatta görülen kalıcı ya da geçici ses kısıklığı, yutkunma güçlüğü ya da kanama riskleri, kapalı ameliyatta söz konusu değildir.

Hipersomnia Aşırı Uyku Hastalığı Nedir?

Hipersomnia aşırı uyku hastalığı olarak bilinse de pek çok kişi aşırı uyku hastalığı nedir sorusunun yanıtlarını tam anlamı ile kavrayamamaktadır. Oysa ki aşırı uyku hastalığının zararları da, tıpkı az uyumanın zararlarının olduğu gibi, söz konusudur. Bu nedenle sorunu çözmek gerekir; ama nasıl? Her şeyin öncesinde aşırı uyku hastalığının belirtileri hakkında bilgi sahibi olmalısınız. İlerleyen bölümlerde tüm detaylarıyla hipersomniayı sizlere anlatacağız.

Hipersomnia Aşırı Uyku Hastalığı Nedir?

Bir insanda aşırı uyku hastalığı olduğunu düşünebilmemiz için, o insanın günde 10 saatten fazla uyuyor olması gerekmektedir. Çünkü bir yetişkine günde 7 – 9 saat arası uyku yeter. Eğer yetmiyorsa ve kişi 10 saatten fazla uyuyorsa, akla ilk gelen aşırı uyku hastalığı; yani hipersomnia’dır. İki sebepten kaynaklanır. Düşük sosyoekonomik hayat ya da depresyon.

Aşırı Uyku Hastalığının Belirtileri

■ Bir gecede dokuz saatten fazla uyumak
■ Sabah yataktan kalkmak istememek
■ Olaylara ve durumlara odaklanmakta zorlanmak
■ Kendini sürekli uykusuz hissetmek

Aşırı Uyku Hastalığının Zararları

■ Tıpkı az uyumakta olduğu gibi, aşırı uyku hastalığının zararları arasında da tip 2 diyabetin tetiklenmesinden söz ediliyor.
■ Baş ağrısı da aşırı uyku hastalığının zararları arasında yer almaktadır. Az uyuyunca ağrıyan başımız, çok uyuduğumuzda da ağrır; bunun nedeni, aşırı uyku hastalığında da beyne aşırı stresin yükleniyor olmasından kaynaklanmaktadır.
■ Tıpkı masa başı çalışanlarda olduğu gibi, aşırı uyku hastalığında da hareketsiz yaşam söz konusudur ve bunun sonucu olarak bel ağrısı, sırt ağrısı ve diğer pek çok ağrı türünün tetiklenmesi durumu söz konusudur.
■ Aşırı uyku hastalığının zararları arasında beyin performansının düşmesinden de söz etmek gerekiyor ki, beyin performansı, günde 7 saat uyku ile zirveye çıkıyor. Daha az ya da daha fazla uyumak ise söz konusu beyin performansında azalmaları, dolayısı ile anlama ve kavrama yeteneğinin azalmasını tetikliyor.
■ Hipersomnia ile birlikte kilo artışı da söz konusu oluyor.

Vücudun Susuz Kaldığını Nasıl Anlarız?

Vücudun susuz kalması sorunu ile kış aylarında, yaz aylarına oranla çok daha fazla karşılaşırız. Bunun sebebi vücudun susuz kalmasına karşın bunu bize, yaz aylarına oranla %40 daha az hissettirmesinden kaynaklanmaktadır. Peki vücudun susuz kaldığını nasıl anlarız? Vücudun susuz kalmasının belirtileri nelerdir? Aslında pek çoğumuzun düşündüğünün aksine, ellerimizin ve ayaklarımızın çok üşüme sebebi, vücudun susuz kalmış olmasıdır; bizler ise bu durumu kansızlığa bağlarız. Yaz aylarında terledikçe su içmek istesek de, kış aylarında terlemediğimiz için buna gerek duymayız. Vücudumuzu ısıtmak için de zaten kahve, çay gibi sıcak içecekler tüketerek vücudun susuz kalmasını önlediğimizi düşünür, aslında büyük bir hata yapmış oluruz. Günlük su ihtiyacımız yaz ve kış mevsimlerinde değişkenlik göstermez. Yaz aylarında daha fazla su içmek isteme sebebimiz, çok fazla terlediğimiz için, kaybettiğimiz suyu yerine koyma gereksiniminden kaynaklanmaktadır. Peki o halde vücudun susuz kaldığını nasıl anlarız? İşte vücudun susuz kalmasının belirtileri:

Vücudun Susuz Kaldığını Nasıl Anlarız?

■ Elleriniz Ve Ayaklarınız Çok Mu Üşüyor? Biraz önce de belirtmiş olduğumuz gibi el ve ayakların çok üşümesini bizler vücudun kansız kalmasına bağlarız. Ancak bu durum vücudun susuz kalmasının belirtileri arasında yer almaktadır. Aslında yine kanla alakalıdır, kan akışının bozulmasından kaynaklanan bu durum, vücudun kendi içinde sıvı dağılımını dengeli yapmamasından kaynaklanmaktadır. Aslında susuz kalmışsınızdır; ama su içme gereksinimi hissetmeyebilirsiniz. Sadece elleriniz ve ayaklarınız üşür.

■ Çok Fazla İdrara Mı Çıkıyorsunuz? Tıpkı el ve ayakların üşümesinin kansızlıktan kaynaklandığı şeklindeki yanlış düşüncemiz gibi, sık idrara çıkmanın da soğuk havalara bağlı olarak ortaya çıktığını düşünürüz ki bu da yanlış bir düşüncedir. Sık idrara çıkmak da vücudun susuz kalmasının belirtileri arasında yer almaktadır. Böbrekleriniz bu sırada vücudunuzu fazla sıvıdan arındırır. Ve siz bunun sonucunda, vücudun susuz kalması sorunu ile karşı karşıya gelmiş olursunuz.

■ Hava Soğukken Verdiğiniz Nefesi Duman Halinde Mi Görüyorsunuz? İşte havanın soğuk olmasından ileri geldiğini düşündüğümüz yanlış bir davranış daha… Kendi nefesinizi görüyorsanız, vücudunuzdaki su buhar olarak size sıvı kaybı yaşatıyor demektir. Böyle bir durumda hava ne kadar sopuk olursa ve siz ne kadar fazla hareket ederseniz, vücudunuzun kaybettiği su miktarı da o kadar fazla olacak demektir.

Vücudun susuz kaldığını nasıl anlarız sorusunun yanıtlarını aldık. Ve eğer bu belirtiler sizde de varsa, vücudun susuz kalmasını önlemek için bir şeyler yapmak zorundasınız demektir. Peki ne yaparsanız vücudun susuz kalmasını önlemiş olursunuz? İşte yanıtlarımız:

Vücudun Susuz Kalmasını Önlemek İçin Yapılması Gerekenler

■ Su İçin: Kış aylarında yaz aylarına göre daha fazla su için. Gün içerisinde en az 10 bardak su içtiğinizden emin olun.
■ İçeriğinde Su Bulunan Yiyecekler Tüketin: Salatalık, kabak, kereviz, karpuz, elma… gibi sebze ve meyveler içeriklerinde yüksek oranda su ve vitamin bulundururlar. İçtiğiniz suyu yediğiniz bu sebze ve meyvelerin miktarını arttırarak destekleyin.
■ Çorba İçin: Kendi yapmış olduğunuz çorbaları ve et sularını için. Vücudun susuz kalmasını önleyecek olan bu çorbaları hazır alırsanız, içeriklerinde bulunan yüksek orandaki Sodyuma maruz kalacağınızı unutmayın.
■ Nemlendirici Kullanın: Kullanacağınız nemlendiriciler ile vücudun susuz kalması arasında ne gibi bir bağlantı olduğunu düşünebilirsiniz. Ancak özellikle ellerinize ve dudaklarınıza süreceğiniz nemlendiriciler hem cildin kurumasını; hem de vücudun susuz kalmasını önler.

B12 Vitamini Nedir?

B12 vitamini nedir diye hiç kendi kendinize sordunuz mu? B12 vitamini eksikliğinin bunamadan kansızlığa, unutkanlığa, sinir hasarına kadar pek çok soruna neden olduğunu biliyoruz. B12 vitamini nelerde bulunur sorusunun yanıtlarını da basitçe, hayvansal gıdalar olarak verebiliyoruz. Ancak muhtemelen hiç birimiz merak edip de B12 vitamini nedir diye bir araştırma içerisine girmedik. Ama ilerleyen bölümlerde, hem B12 vitamini nedir, hem B12 vitamini eksikliği; hem de B12 vitamini nelerde bulunur… gibi pek çok sorunun yanıtlarını birlikte alabileceğiz.

B12 Vitamini Nedir?

Vücudumuzun en farklı; ama aynı zamanda da en önemli vitaminleri arasında yer alan B12 vitamininin içeriğinde Kobalt bulunmakta olup, merkezi sinir sisteminin etkin faaliyet göstermesini sağlamaktadır. B vitaminlerinin tamamında olduğu gibi B12 vitamini de suda çözünmekte olup, içeriğinde bulunan Kobalt dolayısı ile Kobalamin adı ile de anılmaktadır. Vücut için pek çok önemli işlevi bulunmaktadır; bunlar arasında kırmızı kan hücrelerini oluşturmak ve DNA’yı oluşturmaktan söz edilebilir; ancak daha fazlasını da zaten ilerleyen bölümlerde sizlerle paylaşacağız.

Yapısal olarak en karmaşık vitamin olduğunu söyleyebileceğimiz B12 vitamini nelerde bulunur sorusunun yanıtlarına genel bir bakış attığımızda ise kümes hayvanlarından balık ve ete, yumurta ve süt ürünlerine kadar pek çok isimle karşılaşırız. Bunlara ek olarak günümüzde, bazı ekmeklere; hatta bitkisel bazlı sütlere B12 vitamini takviyesi yapıldığını da belirtmeliyiz. Hiç birimiz B12 vitamini eksikliği yaşamak istemeyiz; çünkü sonuçlarının neler olacağını az çok biliriz. Ancak buna ek olarak vücudumuzun B12 vitaminini dört yıla kadar saklama kapasitesine sahip olduğunu da belirtmeliyiz. Peki ya fazla olan B12 vitamini? Vücudumuz muhteşem bir yapıya sahip ve fazla olan ya da istenmeyen B12 vitaminini idrar yolu ile dışarı atabiliyor.

Günlük B12 Vitamini İhtiyacı

■ 0 – 6 ay (0.4 mcg)
■ 7 – 12 ay (0.5 mcg)
■ 1 – 3 yaş (0.9 mcg)
■ 4 – 8 yaş (1.2 mcg)
■ 9 – 13 yaş (1.8 mcg)
■ 14 – + yaş (2.4 mcg)
■ Gebe kadınlar (2.6 mcg)
■ Emziren kadınlar (2.8 mcg)

B12 Vitamini Eksikliği Nedir?

B12 vitamini eksikliği, vücuda günlük yeterli miktarda B12 vitamininin alınmaması sonucunda ortaya çıkar. Çok tehlikeli bir durumdur ve geri dönüşümü olamayabilen potansiyel sinir sistemi ve beyin hasarlarına neden olabilir. Elbette söz konusu B12 vitamini eksikliğinin derecesi önemlidir, ama az bir miktar eksiklik dahi söz konusu olsa depresyon, hafıza sorunları ve yorgunluk gibi problemler ortaya çıkabilir. Elbette söz konusu durumlar sadece B12 vitamini eksikliğinde ortaya çıkmaz ve teşhis için yeterli değildir. Ancak aneminin dahi B12 vitamini eksikliğine bağlı olarak ortaya çıkabileceğini unutmamak gerekir.

B12 Vitamini Eksikliğinin Belirtileri

■ Baş dönmesi
■ Kuvvet ve vücut direncinde azalma
■ İştah kaybı, şişkinlik, ishal, kabızlık… gibi sindirim sistemi problemleri
■ Nefes darlığı ve çarpıntı
■ Aft, dilde kızarıklık, diş eti kanamaları gibi ağız ve diş problemleri
■ Kulak çınlaması
■ Dilde düzleşme ve tat tomurcuklarında azalma
■ Cilt renginin solgunlaşması
Daha ileriki aşamalar ve ciddi durumlarda:
■ Dengenin bozulması
■ Sinir sistemi hasarlarına bağlı yürümenin bozulması, görme alanının darlaşması, karıncalanma, batma, uyuşukluk… gibi problemler
■ Davranış bozuklukları
■ Depresyon
■ Alzheimer
■ Bunama

B12 Vitamininin Faydaları

■ Sinir uçlarının gelişmesini destekler
■ Bağışıklık sistemini güçlendirir
■ Hücre oluşumunu hızlandırır
■ Doğurganlığı arttırır
■ Protein metabolizmasının çalışmasını sağlar

B12 Vitamini Nelerde Bulunur?

■ Deniz Ürünleri: Özellikle balık yumurtası B12 vitamini bakımından çok zengindir. Günde sadece 10 gram balık yumurtası yiyerek günlük B12 vitamini ihtiyacınızı karşılayabilirsiniz. 15 gram ahtapot ile de günlük B12 vitamininin tamamını karşılarsınız; ancak özellikle Türk mutfağında ahtapot çok da tercih edilmemektedir. Ton balığı, uskumru ve somon da B12 vitamini bakımından zengin diğer deniz ürünleri arasında yer almaktadır.

■ Et: Ciğer, içeriğinde çok fazla B12 vitamini bulundurmaktadır. Sırası ile kuzu, dana, sığır, hindi, ördek ve kaz ciğeri, B12 vitamini bakımından en zengin ciğer türleri arasında yer almaktadır. Günlük tükettiğiniz 100 gram et ile B12 vitamini günlük ihtiyacınızın yarısından fazlasını karşılamış olursunuz.

■ Peynir ve Yumurta: Peynir çeşitlerine göre, içeriklerinde bulundurdukları B12 vitamini miktarının farklılık gösterebileceğini belirtelim.

Milli Piyango Kazanan Bilet Sahipleri Ne Yapmalı?

Milli Piyango bileti en çok yılbaşı çekilişlerinde alınıyor ki 2019 yılbaşı çekilişinin büyük ikramiyesi de 70 milyon TL olunca, herkesin aklına, Milli Pinaygo kazanan bilet sahibi olursa yapabileceği çok farklı şeyler geliyor. Peki Milli Piyango biletine büyük ikramiye çıkarsa ne yapmalıyız? Aslında her bir Milli Piyango bileti bir kağıt parçası; ama o kağıt parçası nasıl basılıyor? Milli Piyango bileti alırken nelere dikkat etmek gerekiyor? Milli Piyango kazanan bilet sahipleri ne yapmalı? İşte tüm bu merak ettiğiniz soruların yanıtları…

Milli Piyango Bileti Nasıl Basılıyor?

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası Banknot Matbaasında basılan Milli Piyango Biletleri, filigranlı özel para kağıtlarına, tüm güvenlik koşulları sağlanarak basılıyor. Tüm basılan Milli Piyango biletleri, Türk parasını koruma yasası altında bulunuyor.

Milli Piyango Bileti Alırken Nelere Dikkat Etmek Gerekiyor?

■ Milli Piyango biletlerini, Milli Piyango İdaresi Bayilik Ruhsatı bulunan (Gezici bayi ise yaka kartı olan), istediğinizde bunu ibraz edebilen kişilerden satın almalısınız.
■ Alacağınız Milli Piyango biletinin arkasında mutlaka bayi satış mührü bulunmalıdır. Kağıt örselenmemiş ve pürüzsüz olmalıdır.
■ Biletin sol alt köşesinde bulunan güvenlik numarasını iki parmak arasında gezdirdiğinizde, kabarık olduğunu mutlaka hissetmelisiniz.
■ Milli Piyango biletini ışığa tuttuğunuzda, MP amblamini beyaz olarak görmelisiniz.
■ Milli Piyango biletine UltraViyole ışıkla baktığınızda, açık yeşil ve mavi renkte parlayan dağılımı kesik çizgiler şeklinde bulunan, 3 mm gibi kısa kesitleri görebilmelisiniz.
■ Ayrıca, 2019 yılbaşı çekilişi dahil diğer tüm Milli Pinaygo çekilişlerine ait Milli Piyango biletini, 18 yaşından küçükler satın alamaz. O bilete ikramiye çıksa dahi kendilerine ödeme yapılmasını isteyemezler.

Milli Piyango Kazanan Bilet Sahipleri Ne Yapmalı?

■ Milli Piyango kazanan biletiniz, son 3 rakamına kadar ikramiye tutturmuş ise bu ikramiyeyi gezici bayilerden ya da sabit bayilerden tahsil edebilirsiniz.
■ Milli Piyango kazanan biletin son 4 ya da 5 rakamına ikramiye isabet etmişse, bunu yine gezici ya da sabit bayilerden tahsil edebilirsiniz, ama onların bu ikramiyeleri verme zorunlulukları, son 3 rakama kadar olan ikramiyelerde olduğu gibi yoktur. Yani, “Biz bu ikramiyeleri size veremeyiz” derlerse, hiç bir hak iddia edemezsiniz. Bu durumda ikramiyenizi verebilecek başka bir bayi bulmanız gerekecektir.
■ Milli Piyango biletinin son 6 rakamına ya da tamamına ikramiye çıktı ise bu ikramiyelerin ödenme yetkisi bayilere verilmemiştir. Peki bu ikramiyeleri; yani büyük ikramiyeleri nerelerden alabilirsiniz?
■ Milli Piyango Başbayileri ve sanal ortam bayileri, Milli Piyango İdaresi ile imzalamış oldukları sözleşme gereğince, belirtilen tutara kadar olan ikramiyeleri öderler.
■ 1.000.000 TL ve daha büyük ikramiyeler Milli Piyango Genel Müdürlüğü tarafından ödenir.
■ 1.000.000 TL’nin altında kalan ikramiyeler ise Milli Piyango Şube Müdürlükleri tarafından ödenir.

Rüyada Ölmüş Babayı Görmek Neye İşarettir?

Rüyada ölmüş babayı görmek neye işarettir sorusunun yanıtını zaman zaman hepimiz merak ederiz. Ama bazen, rüyada ölmüş babayı görmek ya da rüyada ölmüş babayı öpmek daha çok etkiler bizleri. Örneğin bu gece rüyada ölmüş babayı canlı görmek sizin için gerçekleşmş olabilir ve rüya yorumlarını arayabilirsiniz. Tam da bu noktada biz sizlere, merak ettiğiniz her konuda bilgi vererek, rüyada ölmüş babayı görmek ile ilgili rüya yorumlarını aktaracağız.

Rüyada Ölmüş Babayı Görmek Neye İşarettir?

Rüya yorumlarına göre rüyada ölmüş babayı görmek, onun size kazandırmış olduğu ve size ayrı bir benlik katan kişilik ve davranışlarınıza sahip çıktığınıza işaret etmektedir. Bununla birlikte, babanızın ruhuna hayır yapmak adına bir yoksula yemek ya da sadaka verebilirsiniz.

İşiniz ile ilgili hayalini kurduğunuz her şeye sahip olacağınıza işaret eden bu rüya aynı zamanda, giriştiğiniz en büyük işlerden dahi alnınızın akı ile çıkacağınızı göstermektedir. Üstlerinizin takdirini kazanacağınız bugünlerde, bulunduğunuz konumdan daha üst mevkiye terfi edeceğinizi de söyleyebiliriz.

Zor günler geçirdiğiniz bir süreçte, rüyada ölmüş babayı hasta görmek ile ilgili rüya yorumları size, alacağınız daha kötü haberleri işaret etmektedir. Yaşadığınız zorluklara, alacağınız kötü haberler de eklendiğinde, daha zor zamanlar yaşayacağınızı söyleyebiliriz. Eğer babanızın yatalak hasta olduğunu görürseniz, maddi ve manevi anlamda sorunlarınızın ağırlaşacağını ve bir konuda elinizin kolunuzun bağlanacağını söyleyebiliriz. Ancak rüyada ölmüş babayı hasta görmek ve sonrasında da gözünüzden yaşlar akarak ağladığınızı görmek, ilerleyen dönemlerde tebessüm ederek hatırlayacağınız şeyleri işaret etmektedir.

Rüyada ölmüş baba ile konuşmak, duygusal anlamda çok yoğun ve yorucu günler geçirdiğinizi ve şu anki ihtiyacınızın, biri ile dertleşip, içinizi döküp konuşarak ağlamak olduğunu göstermektedir. Bunalımda olabilirsiniz, yaşadığınız sorunlar size ağır gelmiş; sizi üzmüş olabilir. Bu noktada biri ile konuşup dertleşmek ve rahatlamak istiyorsunuzdur. Rüyada ölmüş baba ile konuşmak, sohbetin keyifli ve gülerek gerçekleşmesi ise bu sıralar bir şeyler yapacağınızı ve sonrasında rahatlayıp ferahlayacağınızı, sakinleşeceğinizi size haber vermektedir.

Rüyada ölmüş babaya sarılmak, hayatınızda birini dayanak olarak görüp ondan güç ve akıl alacağınıza işaret eder. Bu insan muhtemelen hayatınıza yeni girecek olan birisidir ve sizi pek çok konuda rahatlatacaktır. Eğer babanıza arkasından sarılıyorsanız, bir insanı, yapacağı yanlış bir hareketten kurtaracak ve onun için bir iyilik yapmış olacaksınız. Babanızın bacaklarına sarılmanız ise etrafınızda bulunan herkese, her türlü fedakarlığı yapabileceğiniz anlamına gelmektedir.

Rüya yorumlarına göre rüyada ölmüş babadan para almak, bu para kağıt ise aile içerisinde bir mal ya da kazancın paylaştırılacağını gösterirken, siz de bu paylaşımın adil olmasını istersiniz. Ancak babanızın rüyanızda size verdiği bozuk para ise bir eşya alacaksınız ama bu eşya size çok pahalıya mal olacak ve sonrasında siz bunun sıkıntısını çekeceksiniz demektir.

Rüyada ölmüş babayı uyurken görmek, geleceğe ilişkin yapmış olduğunuz planların sorunsuzca ilerleyeceği ve bu noktada önünüze hiç bir engelin çıkmayacağını işaret eder. Ancak babanız uyurken horluyorsa, sizi rahatsız edecek bir durum ile karşılaşabilirsiniz. Babanız uyurken sırt üstü yatıyorsa, bu durum rüya yorumlarına göre sizin sağlıklı, neşeli ve iyi olacağınızı gösterir; Ancak babanız yüz üstü yatıyorsa, ailenizden biri yüz kızartıcı bir davranışta bulunmuştur ve bu durum siz dahil tüm aileyi mahçup edecektir.

Rüyada ölmüş babanın yeniden öldüğünü görmek, bir olay için gereksiz acı çekmeye devam ettiğinize işaret eder. Üzülseniz de elinizden bir şey gelmeyeceği için, artık acınızın kabuk tutmasına izin vermenizi bu rüya size öğütler. Rüyada ölmüş babanın cenazesinde olduğunu görmek, gideceğiniz sıkıcı bir yer olacağına ve buradan bir an önce kurtulmak isteyeceğinize işaret etmektedir. Rüyada ölmüş babanın defnedilmesi, kapanmış bir konunun yeniden açılacağına ve bu nedenle de canınızın sıkılacağına işaret etmektedir.

Rüyada ölmüş babanın elini öpmek, onun için kur’an-i kerim okumaya, hayırlar dağıtmaya işaret eder ki aslında sizin için ölmüşlerinizin zaten çok değerli olduğu ve onlara sık sık dualar okuyup ruhlarına hayırlar dağıttığınızı da gösterir. Rüyada ölmüş babayı öpmek ise yapacağınız bir işte büyüklerinizin de rızasını ve desteğini alacağınıza ve böylece kendinizi daha iyi hissedeceğinize işaret etmektedir.

Rüya yorumlarına göre rüyada ölmüş babanın resmini görmek ve resimde babanın genç olması, sizin için hem şans demektir; hem de sizi geçmiş güzel günlere götürecek bir olay yaşayacağınıza işaret eder ki bu durum sizi mutlu eder. Gördüğünüz resimde babanız yaşlı ise görmek istemediğiniz, duymak istemediğiniz şeyleri görüp duyacağınızı bu rüya size haber vermektedir. Babanızın resimde gülüyor olması, içinde bulunduğunuz durumun sizi mutlu etmeye yettiğini gösterirken, babanızın ağlayan resmi ise yüreğinize işleyecek, sizi üzecek bir haber alacağınıza işaret etmektedir.

Rüyada ölmüş babayı ağlarken görmek, sizin çok güzel günler yaşayacağınıza ve bu günleri babanız da görecek olsaydı çok mutlu olup, sizinle gurur duyacak olduğuna işaret eder. Ancak siz bu günleri bir burukluk ile yaşarsınız. Çünkü babanızın da yanınızda olup bu günleri görmesini isterdiniz. Eğer babanız rüyanızda ağlarken siz de onu teselli ediyorsanız, sizden istediği ve o sağ iken yapamadığınız; ona söz verdiğiniz bir şeyi şimdi yapacaksınız demektir. Yani babanıza verdiğiniz sözü yerine getireceksiniz.

Rüyada yeni ölmüş babayı görmek, onun yokluğuna hala alışamadığınızı, onu hasta yatağında görmek, yaşadığınız zor günleri unutamadığınızı işaret etmektedir.

Rüyada ölmüş babayı görmek neye işarettir sorusunun yanıtlarını sizlere, rüya yorumlarına göre verdim. Ancak bir de kendi adıma şöyle bir dipnot eklemek istiyorum: Bizi büyüten ve belli bir yaşa kadar getiren, elleri öpülesi babalarımızı rüyamızda görüyorsak, özellikle kendi adıma bu değerlendirmeyi yapmak istersem, gördüğüm rüyaları yorumlamıyorum genellikle. Çünkü rüyamda babamı gördüğüm her sabah uyandığımda, ona olan özlemimin biraz olsun azaldığını hissediyorum. Bu gece de buna benzer bir rüya gördüm ve rüyamda onu öptüm. Uyandığımda ise aklıma şu geldi: “Ölen insanların bedenleri kabirlerde, ama ruhları gökyüzünde, Allah kontrolünde. Bizler de uyuduğumuzda yarı ölü olduğumuz söyleniyor. Ölüm zamanımız gelmediği için belli bir zaman sonrasında ruhlarımız bize geri veriliyor. Bu düşünceden hareketle, 5.5 ay önce kaybettiğim ve çok özlediğim babamla bir yerlerde buluşturulduğumuzu hissediyorum.” Bunun gerçekliğinin var olup olmadığı hakkında kesinlikle fikir yürütemem. Ama içimden ge.en düşünce bu ve ben öyle olmasını istiyorum. Bu zamana kadar babamı rüyamda 10 kereden fazla görmüşümdür. Hepsi de şu anda, sizlerle bu satırları paylaşırken gözümün önünden geçiyor. Her birinin sonrasında mutlu uyandım. Her biri bana kendimi iyi hissettirdi. Onu çok özlediğimi hissettiğim zamanlarda, rüyama gelmesi için dua eder oldum. Hepimizin duası hayır olsun inşallah. Babalarımızın mekanı cennet olsun. İyi ki vardın canım babam.

2018’de En Çok Okunan Kitaplar

2018’de en çok okunan kitaplar, 2018 yılının bitmesine sayılı günler kala en çok merak edilenler arasında yer alıyor. Kitap okumak insan sağlığı açısından en önemli aktivitelerden bir tanesi olsa da insanlar kitap okumaktansa daha farklı aktivitelere yönlenebiliyor. Türkiye’de en çok okunan kitaplar arasında yer alan ilk 10’u hangi isimlerin oluşturduğunu sizlere aktaracağız ve bakalım en çok Türk mü yoksa yabancı yazarları mı ülke olarak tercih ettik… İşte merak edilen, belki de içerisinden seçip beğendiğinizi okumak isteyeceğiniz Türkiye’de en çok okunan kitaplar listesi…

2018’de En Çok Okunan Kitaplar

10) 1984 – George Orwell: 4 Eylül 2018’de yayınlanan 1984’ü Türkçe’ye Celal Üster çevirdi. 352 sayfa olan kitabın 63. baskısı yayında bulunuyor. Yazar kitap içerisinde, geleceği bir kabus niteliğinde anlatmaktadır. Ütopik olduğunu düşünebilirsiniz; ama bir o kadar da gerçektir. Güncelliğini hiç bir zaman yitirmeyecek olan baş yapıtlar arasında yer almaktadır. İnsanların makineleşmiş kitlelere dönüştüğü, zihnin kontrol altına alınıp bireyselliğin yok edildiği durumları anlatmaktadır. Ve 1984 kitabı, 2018’de en çok okunan kitaplar arasında 10. sırada yer almaktadır. Yazar hayal gücü ile her şeyi en ince detayına kadar kurgulamak sureti ile okuyucusuna aktarmıştır.

9) Simyacı – Paulo Coelho: Özdemir İnce tarafından Türkçe’ye çevrilen ve 182 sayfa olan Simyacı, 14 Aralık 2018’de 146. baskısına ulaşmıştır. İlk baskısı 1988 yılında yayınlanmış olan ve çocukluğunu yitirmemiş yetişkinler tarafından hala bir klasik olarak okunmakta olan Simyacı, eleştirmenler tarafından dahi bir fenomen olarak nitelendirilmektedir. Endülüs’lü çoban Santiago’nun İspanya’dan Mısır piramitlerinin eteklerine kadar gidip orada hazinesini arayışını, yani Santiago’nun hayatını anlatıyor; ama bunu felsefi bir şekilde ama masalsı olarak gerçekleştiriyor.

8) İkigai (Japonların Uzun Ve Mutlu Yaşam Sırrı) – Francesc Miralles , Hector Garcia: 178 sayfa olan ve piyasaya 9 Aralık 2017’de çıkan ikigai okuduğunuzda her gününüzün bir anlamı olacak. Çünkü kitaba göre herkesin bir ikigaisi var; yani, güne başlamak için bir sebebi… Kitap hem çok rahatlatıcı; hem de ilham verici olması ile beğeni topluyor. Acele etmeden amaçlarınızı keşfetmek, insanlarla olan ilişkilerinizi güçlendirmek ve tutkularınıza kendinizi adamak istiyorsanız, İkigai’yi siz de okumalısınız.

7) Hayvan Çiftliği – George Orwell : Türkiye’de en çok okunan kitaplar arasında yer alan ve 152 sayfa olan Hayvan Çiftliği, 9 Kasım 2018 tarihinde 56. baskısına ulaştı. Türkçe’ye Celal Üster tarafından çevrildi. Kitapta yer alan kişiler, adından da anlaşılacağı gibi hayvanlar. Ancak kitap 1940’larda yaşanan reel sosyalizmi eleştirir nitelikte. Bir Peri Masalı, Hayvan Çiftliği’nin alt başlığı olsa da, bu roman çocuklar için eğlenceli bir kitap değildir ve yetişkinlere yazılmıştır.

6) Mustafa Kemal – Yılmaz Özdil : 2018’de en çok okunan kitaplar ve Türkiye’de en çok okunan kitaplar arasında yer alan, Yılmaz Özdil’in kaleme aldığı Mustafa Kemal, altıncı sıradadır. Kitap 12. baskısına 17 Aralık 2018’de ulaşmıştır. Sayfa sayısı ise 520’dir.

5) Şeker Portakalı – Jose Mauro De Vasconcelos : Emrah İmre tarafından Türkçe’ye çevrilen ve 28 Kasım 2018’de 132. baskısına ulaşmış olan Şeker Portakalı 182 sayfadır. Sadece 12 günde yazılmış olan bu kitap, 1968 yılında yayınlandı ve yazarın pek çok kitabı olsa da en ünlüsü olmayı başardı. Her ne kadar çok kısa zamanda da yazılmış olsa yazar, “Yirmi yıldan fazla yüreğimde taşıdım” diyerek Şeker Portakalı’ndan söz etmiş ve Zeze’nin serüvenini burada anlatmıştır ki daha çok okul çağında olan çocuklar tarafından okunur; onlara da öğretmenleri tavsiye etmektedir.

4) Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu – Stefan Zweig : Sadece 68 sayfa olan ve 20. baskısına 23 Kasım 2018’de ulaşan Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu, Ahmet Cemal tarafından Türkçe’ye çevrilmiştir. 1920 yılında kaleme alınmış olan kitapta uzun bir mektup yer alsa da, mektubun gönderen kısmında isim yazmamaktadır. Bilinmeyen kadın mektubunu, ömrü boyunca aşık olduğu adama yazmıştır. Mektubun başında ise bir hitap yer almaktadır: Sana! Beni Asla Tanımamış Olan Sana! 2018’de en çok kitaplar arasında yer alan Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu, insan psikolojisinde farklı bir yolculuğa çıkmanızı sağlıyor.

3) Fahrenheit 451 – Ray Bradbury : Dost Körpe tarafından Türkçe’ye çevrilen 208 sayfalı bu kitap 9. baskısına 4 Aralık 2018 tarihinde ulaşmıştır. Çok iyi, hatta insanların hem hayran olup; hem de sonrasında kabuslar görmesine neden olan bir kitap olarak tabir edilen Fahrenheit 451, Montag isimli bir itfaiyecinin, televizyonların hakim olduğu dünyada kitapları nasıl yaktığını anlatması ile başlıyor. Ama sonrasında yön değiştiriyor çünkü Montag’ın yeni komşusu ona kitapların ne kadar değerli olduğunu anlatıyor. Ve Montag artık hayatı sorgulamaya başlıyor; sadece sorgusuzca kendine verilen görevi yerine getirmiyor. Ne var bu kitapların içinde?

2) Olağanüstü Bir Gece – Stefan Zweig : 80 sayfa olan kitap 15. baskısına 17 Kasım 2018’de ulaştı. İlknur İgan tarafından Türkçe’ye çevrildi. Zencin, seçkin bir adamın tasasız yaşamının sonrasında duyarsızlaşmasının hikayesini anlatmaktadır. Önce sıradan bir Pazar günüdür ve at yarışlarını izlemektedir. Ancak bu esnada bir suç işler ve aslında bu noktada kim olduğunu yeniden hissetmeye başlar. Aynı gün geceye kavuştuğunda o şehrin en kötü yerlerindedir. Ve sonrasında da ruhani bir uyanış gerçekleşecektir bu seçkin adam için.

1) Gazi Mustafa Kemal Atatürk – Prof. Dr. İlber Ortaylı : 480 sayfa olan kirap 12 Ocak 2018’de okuyucusu ile buluşmuştur ve Türkiye’de en çok okunan kitaplar ve 2018’de en çok okunan kitaplar arasında da ilk sırayı almıştır. İlber Ortaylı’nın ilk biyografisi olan bu kitapta tüm yönleri ile Mustafa Kemal Atatürk anlatılıyor. Türkiye’de en çok okunan kitaplar a arasında Mustafa Kemal Atatürk’e verilen değerin ne kadar büyük olduğunu da bir kere daha anlamış oluyoruz.