0

Mutlu Bir Evlilik İçin Yapılması Gerekenler

Hiç kimse, evliliğe başlarken ayrılmayı aklında bulundurmaz. Ancak günümüzde, boşanma oranlarının ne kadar yüksek olduğu ortada. Bunun belki de en büyük nedeni, kadınların artık çalışma oranlarının artması. Çalışan, ve maddi özgürlüğü bulunan kadın, daha tahammülsüz davranmakta, eşine daha az tölerans göstermektedir. Peki ya bunu göz ardı edersek, mutlu evlilik için ne yapılmalı? Mutlu evlilik için neler yapmalı? Yazımızın ilerleyen bölümlerinde, mutlu bir evlilik için yapılması gerekenleri sizlerle paylaşmaya çalışacağız…

Mutlu Evlilik İçin Ne Yapılmalı? Mutlu Evlilik İçin Neler Yapmalı?

Mutlu bir evlilik için yapılması gerekenler arasında, tartışmaların yönünün saptırılmaması ilk sırada yer almaktadır. Tartışmasız bir evlilikten söz edemez, tartışmamanız gerektiğini söyleyemeyiz, çünkü yeri gelir, aile arasında anne kız; ya da baba oğul tartışmaları bile olur. Birbirine yabancı iki farklı kültürden insanın bir araya geldiği evlilikte ise, evleneli kaç yıl olmuş olursa olsun, bazı tartışmalar olacaktır. Önemli olan tartışmanın yönünü saptırmamaktır. Eşinizi eleştirerek tartışmaya başlar, onun hep böyle kırıcı, öfkeli, sinirli, uyumsuz… olduğunu söylerseniz, o da kendini savunmak adına size bir takım eleştirilerde bulunacaktır. Ve hal böyle olunca, tartışma amacından sapacak, tartışılan konuda orta yol bulunmayacaktır. Bu nedenle, tartışmalarınızın, uzlaşmacı olması gerektiğini unutmamalısınız. En azından evliliğinizin mutlu olmasını istiyorsanız bunu yapmalısınız.

Mutlu bir evlilik için yapılması gerekenlerden bir diğeri de, geçmişi unutmaktır. Hatasız kul olmaz. Eşiniz bundan bir süre önce hata yapmış olabilir, siz de yapmış olabilirsiniz. Ancak, her olay kendi zamanı; ve sırasında çözümlenmelidir. Ortada bir değil, pek çok hata vardır; ancak zamanında affedilmiştir. Sonrasında, affedilen hatanın yeniden gündeme getirilmesinin nasıl bir gerekliliği olabilir? Eğer bir olay sırasında geçmiş hatalara dönecek olursanız, o anki olayı çözemezsiniz. Ve siz, eşinizin hatalarını sürekli yüzüne vurursanız, aynı şeyi o da yapmaya başlar. Hatta bu durum bir zaman sonra öyle bir alışkanlık halini alır ki, her iki taraf da, birbirinin açığını kollamaya başlar. Oysa ki evlilik esaret değil, mutluluk kurumudur. Ne siz eşinizin; ne de eşiniz sizin gardiyanınız değil, mutluluk kaynağınızdır. Bu nedenle, geçmişi unutup, anı yaşayın…

Eşinize, isteklerinizi açık bir dille ifade edin. Anlamasını sağlamaya çalışmayın, anlamayabilir. Aynı durum sizin için de geçerli. Her zaman birbirinizi anlarken, bir gün aklınız işle ilgili bir konuya takılmış ise, birbirinizi anlamayabilirsiniz; ve bu durum daha sonra problem olarak karşınıza çıkabilir. Oysa ki ne istediğinizi birbirinize açıkça ifade ederseniz, isteği yerine getirip getirmemek diğer tarafa kalır, ve buna uygun bir tavır sergileyebilirsiniz. Eğer birbirinizden isteklerinizi kaçamak şekillerde ifade etmeye çalışırsanız, diğer tarafın, sürekli her lafın altında bir başka anlam araması durumu da söz konusu olabilir; ve bu, zaman içerisinde, birbirinizi anlamaya çalışmaktan yorulmanıza, daha kötüsü birbirinizden sıkılmanıza sebep olur. Böyle bir ortamı yaratmamaya çalışın; ve net olun…

Taraflar, zaman zaman bazı sorunların varlığını hissedebilirler. Bu noktada önemli olan, sorun olarak görülen şeyin diğer tarafa aktarılmasıdır. Aksi halde, sorun daha çok büyüyecek, belki önemsiz iken çözülebilecek halden, büyük, çözülemeyen bir problem haline gelecektir. İşte bu nedenle, onun, sizinle ilgili sorunlarını size iletmesine, sizin de onunla ilgili sorunlarınızı, doğru bir anlatım şekli ile ona anlatmanıza ortam hazırlayabilecek bir iletişim içerisinde olmalısınız.

Hepimiz, eşimiz tarafından kıskanılmak isteriz, ama bu kıskançlığın dozu arttığında, bizi kıskanmasından sıkılırız. Kıskanmadığında ise bizi sevmediğini düşünür; sadece bu düşünce nedeni ile onunla kavga edecek bir hal alabiliriz. Kıskançlık, paylaşamama duygusu, az çok hepimizde vardır, ancak, olay bir güvensizlik halini almış ise, eşimizi yalancı durumuna düşürmeye çalışmamıza neden olacaksa; ve karşı taraf da bunu bu şekilde algılayacak ise, ilişki bitme noktasına gelmiş demektir. Bu nedenle, sadece kendi egonuzu tatmin etmek için onu kıskanmaktan vazgeçin. Onun da iş arkadaşları olabileceğini, sizin dışınızda kişilerle telefonda konuşabileceğini, tüm dünyasının siz olmadığını unutmayın. Sizin de tüm dünyanız o değil, ve öyle olsaydı emin olun çok sıkıcı olurdu…


İlginizi Çekebilecek Diğer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.