0

Rozasea Nasıl Geçer?

Rozasea, diğer bilinen adı ile gül hastalığının, aslında gül ile hiç bir alakası bulunmamakta ve vücudumuzun en büyük orgamı olan cildimizi kaplamaktadır. Daha çok yüzde görülmesi dolayısı ile estetik açıdan da sorunlara neden olmaktadır. Rozasea neden olur sorusunun net bir yanıtı bulunmamakla birlikte, artışında etken olan durumlar bilinmektedir. Rozasea nasıl geçer sorusunun da kesin bir yanıtı bulunmamaktadır. Ancak gül hastalığı ile başa çıkmak durumunda olan kişiler, tecrübelerini paylaşmaktan da çekinmemektedirler. Tamamen iyileşme ihtimali yok gibi düşünülse de, bazı detaylara dikkat edilerek gül hastalığının etkileri azaltılabilir.

Rozasea Neden Olur?

Uzmanlar, soğuk havanın, stresin, çevre kirliliği ve güneşin zararlı ışınlarının gül hastalığının etkilerini arttırdığını belirtmekteler. Sizde de rozasea olup olmadığını anlamak için ilk olarak şu belirtileri gözlemlemeniz gerekiyor: sivilceye benzer oluşumlar, kızarıklıklar, yanmalar, batmalar, cildinizdeki damarların belirginleşmesi…

Gül hastalığı, belirtmiş olduğumuz belirtiler itibari ile başka cilt problemleri ile de karıştırılabiliyor. Doktorlar tarafından dahi teşhisinin konulması bazen zor olabilen bu problem, damarların aşırı reaksiyonu dolayısı ile ortaya çıkıyor şeklinde bir görüşün bulunduğunu belirtmeden geçmemeliyiz.

Rozasea neden olur sorusunun yanıtları sadece bunlarla da sınırlı değil: Ciltte parazitlere bağlı enfeksiyon bulunması, etrafınızda bulunan, gözle görülmeyecek kadar küçük maytlar, tansiyon ve sindirim sistemi problemleri de gül hastalığının ortaya çıkmasına neden olabilir.

Rozasea Nasıl Geçer?

Öncelikle şunu bilmelisiniz: eğer gül hastalığı sizde bir kere ortaya çıktıysa, ömrünüzün sonuna kadar dikkat etmelisiniz; çünkü her an karşınıza yeniden çıkabilir. Bununla birlikte, zaman zaman kendiliğinden geçiyormuş gibi gelse de, aslında tamamen iyileşmez. Bu nedenle tedbiri hiç bir zaman elden bırakmamalısınız.

Dünya genelinde görülme sıklığı ortalama %3. Ancak bu düşük oran sizi rahatlatmasın: bazı bölgelerde %10’ye kadar da çıkabilen bir görülme oranına sahip. Genellikle kadınlarda, daha çok da 30 – 60 yaş aralığında görülüyor. Ancak ailesinde gül hastalığı olanlar, açık tenli kişiler, inşaat işçileri ve çiftçiler gibi açık havada çalışanlarda da rozaseanın görülme sıklığı yükseliyor. Çünkü belirtmiş olduğumuz gibi güneş ışınlarının zararlı etkileri ve soğuk hava, hastalığın görülme sıklığı ve şiddeti üzerinde etkili olabiliyor.

Beslenme ile gül hastalığı arasında da bir ilişki olduğunu belirtelim. Çok fazla sıcak çay içen, çikolata, baharatlı ve acı yiyecekler yiyen, kahve tüketenlerde bu can sıkıcı hastalığın etkileri artabiliyor. Rozaseayı tetikleyen diğer etkenlere gelince: Güneş yanıkları, kullanılan kortizonlu kremler, alerjik dermatit, seboreik egzema, sedef hastalığı…

Eğer gül hastalığına müsait iseniz ve tetikleyicilerden birine maruz kaldıysanız hastalık birden ortaya çıkabiliyor. Bununla birlikte, kızarıklık ve sivilcelenmeler zamanla da gül hastalığına dönüşebiliyor. Belirli bir bölgede başlayabilen rozasea, zamanla farklı bölgelere yayılım gösterebiliyor. İlerleyen aşamalarda ise damarlarda genişlemeler görülüyor.

Daha sık olarak ilk görüldükleri yerler elmacık kemiklerinin üstü ve burnun altı oluyor. Bazı hastalarda ise burundaki yağ damarlarının genişlemesi söz konusu olabiliyor ki bu durum beraberinde burnun büyüyüp şekil değiştirmesine neden oluyor. Tüm bilgileri bir kenara bıraktığımızda, gül hastalığı sadece yüzde görülüyor. Farklı cilt hastalıkları eşlik ederse şiddeti ve görülme şekli değişebiliyor.

Kendini, tetikleyiciler ortaya çıkarttığında ataklar halinde gösteren ve akut şekilde ortaya çıkan rozasea, hastalığın şiddetine göre belirlenen medikal ya da lazer tedavi yöntemlerle, şiddeti azaltılacak şekilde tedavi edilebiliyor. Bu aşamada yapılması ve dikkat edilmesi gerekenler ise maddeler halinde şu şekilde:

■ Doktorunuzun önerdiği antibiyotik ve kremleri kullanın.
■ İçeriğinde alkol bulunduran tahriş edici toniklerden uzak durun.
■ Topikal kortizonlu krem kullanmayın.
■ Kafein ve alkolden uzak durun.
■ Sıcak yiyecek ve içeceklerden uzak durun.
■ Güneşin zararlı ışınlarına karşı, en az 30 faktörlü güneş koruyucular kullanın.
■ Doktorunuzun önerdiği sıklıkta, hastalığınızın şiddetine göre lazer uygulatın.
■ Nemlendirici cilt bakım ürünlerini, cilt tipinize göre düzenli olarak kullanın.
■ Güneş kreminizin koruma faktörünü yaz aylarında ve güneşli günlerde arttırın.


İlginizi Çekebilecek Diğer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.