0

Hoşgeldin 2013… Bize Ne Getirdin?

Herkese merhabalar dileyerek, 2013 senesinin ilk düşüncelerini sizlerle bu yazımda paylaşmak istiyorum. Kolay değil, kocaman bir 365 gün bitirdik, hatta 2013 yılının ilk gününü de geride bıraktık, zaman su gibi geçiyor. 2012 senesinde neler yaşanmadı ki? Kimilerimiz kıyameti beklerken, kimilerimiz mutlu günlerin hayali ile 2013’ü iple çekmeye başladı… Her ne şekilde olursa olsun, bitti 2012; başladı 2013… Hoşgeldi, sefalar getirdi. Dilerim 2013 senesi hepimiz için, mutluluğun, huzurun, umudun adı olur… Çünkü bu kavramlar, inanın ki varlar; sadece bazılarımızdan biraz uzaklar. Dilerim 2013, tüm güzelliklerin yeni adı olur.



Radyo Dinle

2012 senesine damgasını vuran olay, şüphesiz 21 Aralık 2012’ydi; herkes o günü bekledi, sonrasında ise beklenen saatler geri sayılmaya başlandı. Elbette ki gelen saat geçti, ama getirdiği götürdüğü hiç bir şey olmadı. Tek umudum, foton kuşağının başlaması idi, hiç kimse bunu söylemese de, ben hala umut ediyorum, çünkü, hiç bir şey zaten bir anda değişmez; mutlaka biraz bekleyeceğiz, evet, bir şarkı var: 5 dakikada değişir bütün işler diyor; ama buna çok fazla inananlardan değilim, hala foton çağı umudu ile yaşamaya devam ediyorum, çünkü, benim aklımdan geçen insanlar beni arıyor, insanların akıllarından geçenleri az çok tahmin edebiliyorum, sonrasında itiraf ediyorlar, falan; ama ermedim 🙂 Tüm bunların foton kuşağı etkisi altında gerçekleştiğini bilmek istiyorum, yok mu çıkıp da foton çağındayız, yavaş yavaş çağa ayak uyduracağız diyen? 🙂
Yılbaşında yapılan yanlışlar bu sene de tekrarlandı. Ya duymuşsunuzdur; ya da haberlerde görmüşsünüzdür; 31 Aralık 2012 saat 23:55 itibari ile sokaklarda bir şeyler saydırıldı, hepimiz bunların sesini duyduk, köy gibi bir yerde de yaşamıyoruz hani, şehrin ortasında, çarşıda denilebilecek yerlerdeyiz; şahsen ben öyleyim. Şehrin ortasında yapılan bu şeyin doğruluğu hakkında fikri olan var mı? Ortalama 15 dakika sürdü o sesler, ve bunu duymayanlar da olayın sonucunu haberlerde, 11 yaşında bir çocuk ile birlikte duydular…
11 yaşında bir çocuk, gayet doğal bir şey yaptı, yılbaşı gecesi atılan havai fişek gösterilerini izlemek için evinin damına, ailesi ile birlikte çıktı; ama o çocuk bir anda yere düştü. Ailesi, yukarı bakarken çocuğun başının döndüğünü düşünerek çocuğu hastaneye kaldırdı… İyi ki de kaldırdı, çocuğun başına kurşun isabet ettiği ortaya çıktı, çocuk, başı döndüğü için değil, başına kurşun isabet ettiği için düşmüştü… Şimdi olayın sorumlusu aranıyor… Ve muhtemelen bu olaya sebebiyet verebilecek davranışta bulunan herkes, bu olaydan sorumlu, kendini sorumlu hissedecek… Gerçi herkeste bu sorumluluk anlayışı çok yüksek değildir: ”Yahu bizimle alakası yoktur anlamıyor musunuz o kadar dikkat ettik biz… Başkası yapmıştır…” diyebilecek o kadar çok insan var ki aramızda…
Sorarım size: sizin çocuğunuz o çocuğun yerinde olsa; ve beyninde bir kurşun bulunsa, bir daha yılbaşı kutlaması yapabilir miydiniz? değil dama, balkona çıkıp havai fişek gösterisi izleyebilir miydiniz? Ne suçu vardı küçücük çocuğun, bir kaç saniyelik hevesiniz için o çocuğun hayatını değiştirdiniz? Kutlama anlayışınız bu mu sizin?
Eğer bir farklılık yaratmak istiyorsanız, Antalya’daki grup gibi, yeni yılı denize girerek falan karşılayabilirdiniz? Neden günahınızı küçücük bir çocupa ödettiniz?
Kutlama anlayışımızı değiştirmez isek, 2014 yılına girerken de aynı şeyleri yaşayacağız, belki de bu sefer bir bebeğe olacak olan; belki yaş artacak, sağlığına kavuşmak için nice doktorlara giden, ilaçlar kullanan bir dedeyi öldüreceksiniz… Silkinin bir! Kendinize gelin. Ne yaptığınızın farkına varın…
Herkese, mutlu, yaşanası, tüm isteklerinin gerçek olduğu bir yıl geçirmesini diliyorum. 2013 bizler için öyle bir yıl olsun ki, hayatımız boyunca unutamayacağımız güzelliklerle yaşansın…


İlginizi Çekebilecek Diğer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.